menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Küçük çiftliklerin geleceği: Yok oluş mu, dönüşüm mü?

12 0
19.05.2026

Dünya tarımı büyük bir kırılma yaşıyor. Kentleşme hızlanıyor, tarım dışı gelir kaynakları çeşitleniyor, tüketici tercihi değişiyor, tedarik zincirleri küreselleşiyor. Ancak bu dönüşümün en dikkat çekici tarafı şu: Küçük çiftlikler ortadan kalkmıyor. Şekil değiştiriyor.

Türkiye de bu küresel tablonun tam ortasında duruyor.

Bugün Türkiye tarımının en temel gerçeği parçalı arazi yapısıdır. Miras yoluyla bölünmüş, ölçeği küçülmüş, ekonomik verimliliği zorlanan milyonlarca işletme… Ortalama işletme büyüklüğü yaklaşık 6 hektar civarında. Ama bu ortalama yanıltıcı; Anadolu’nun birçok yerinde bu rakam çok daha aşağıda.

Yani biz aslında çoktan “ters geçişi” yaşıyoruz.

Sanayileşmiş ülkelerin aksine ülkemizde hızlı bir tarla toplulaşması görülmedi. Toplulaştırma projeleri var ama yapısal dönüşüm sınırlı. Aksine birçok bölgede araziler daha da parçalanıyor. Bu durum sadece ekonomik değil; sosyal ve kültürel bir mesele.

Çünkü Türkiye’de toprak sadece üretim aracı değil; aynı zamanda kimliktir, güvencedir, mirastır. Bu yüzden küçük çiftçi toprağı bırakmıyor. Ama sadece tarımla da geçinemiyor. İşte kırılma tam burada başlıyor.

Bugün ülkemizde küçük çiftçilerin büyük bir kısmı “çoklu gelir” modeliyle yaşıyor. Ailenin bir ferdi şehirde çalışıyor, diğeri üretime devam ediyor. Emekli maaşı, mevsimlik işçilik, küçük ticaret… 

Tarım artık tek başına geçim kaynağı değil, tamamlayıcı bir unsur.

Bu tabloyu doğru okumazsak politika da........

© Türkgün