Sünni dolunayı Türkiye’nin yeni görevi mi?
Suriye’de Esad rejiminin bitmesiyle, İran’ın ”Şii hilali” siyasetinin yerini “Sünni dolunayının” almakta olduğuna dair, The Guardian gazetesinde Hassan Hassan imzası ile yer alan makale, başta Avrupa ve Arap medyası olmak üzere, dünya siyaseti ile medyasında büyük ses getirerek, gündemin ana konularından biri olmuştur.
Bu makaleye konu olan Şii hilali ile Sünni dolunayı siyasetlerinin, nelere hizmet ettiğine açıklık getirmek faydalı olacaktır!
Irak ile 1980-1988 yılları arasındaki, sekiz yıllık savaşın ardından kendini toparlayan İran, Molla rejimini ihraç etmek, Ortadoğuda bir güç haline gelmek için, iki binli yılların başından itibaren, Şii Hilali siyasetiyle Ortadoğu’ya hâkim olma hırsına kapıldı. Tahran’dan Akdeniz’e, Kızıldeniz’e uzanan hilal siyaseti, İran’ın Hizbullah gibi vekil güçler aracılığıyla bölgede güç göstermesi, emperyal ülkelerin Ortadoğudaki menfaatleriyle İsrail’i tehdit etmesine zemin hazırladı.
Yirmi yıl devam eden bu siyasetin kazandırdığı özgüven ile İran Dışişleri Bakanı Merhum Hüseyin Emir Abdullahiyan, İsrail’in Gazze’yi işgale başladığı 2023 yılında, , dört ülkenin yani Suriye, Irak, Lübnan ve Yemen’in başkentlerini kontrol ettiklerini ve bu ülkelerdeki milislerini İsrail’e karşı alarma geçirdiklerini övünerek ifade ediyordu!
Bu söylemden iki yıl sonra gelinen noktada; Lübnan ile Suriye İsrail’in kontrolüne girmiş, Yemen’de Şii güçler pes etme aşamasında, Irak’ta İran etkisi bitme noktasına gelmiştir. Ve hatta İran, Gazze’deki vekil güçleri Hamas’ın Lideri İsmail Haniye’nin, Tahran’da suikastla öldürülmesine engel olamadığından, kendi başkentini dahi idare edemediği görüntüsü vermiştir!
İran ve başkentlerini idare ettiğini iddia ettiği ülkelerdeki, Şii hilali siyaseti çökmüştür!
Makaleye konu olan, “Sunni dolunayı” bölgesi; Afganistan’dan Suriye’ye, Somali’den Libaya’ya, Cezayir’e,........
