menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hekimlerimizin hikmetine mi, hastalarımızın hiddetine mi itibar?

12 0
19.05.2026

“Halk içinde mu’teber bir nesne yok devlet gibiOlmaya devlet cihânda bir nefes sıhhat gibi…”

Batı dünyasında Muhteşem Süleyman, doğuda ise adaletli devlet yönetimi ile Kanuni Sultan Süleyman adıyla bilinen, Osmanlı Padişahının hasta yatağında iken yazdığı, gazelin ilk mısralarıdır paylaştığımız.

Sağlık ve sıhhatte olmanın değerini, “sağlıklı bir nefesin, hükmettiği imparatorluktan daha değerli olduğunu ifade eden Padişahın sözlerinden” daha anlamlı ifade edecek bir cümle var mıdır?

Yaşamın telaşı içinde günahlarımız ile ruhumuzu, yaşam biçimimizle de bedenimizi, hunharca kullanıp, harap ettiğimizi söylemek mümkündür.

Bu kullanım tarzının bedeli, ruhumuzun günahlarımızdan dolayı ahirette vereceği hesaplar, bedenimizde de şifaya muhtaç hastalık ve ağrılar olarak bize geri döner!

Günahlarımızın affı veya cezalandırılması Allah’ın rahmetine kalmış olsa da, bedenimizin şifa bulması, sağlık kurumlarımızın kalitesi, buralardaki çalışanlarımızın çabaları ve bilhassa sağlık sisteminin kalbi olan, hekimlerimizin bilgi ve tecrübelerine bağlıdır.

Kalbinden sorunlu bir insan sağlıklı olamayacağı gibi, hekimlerinin kıymet bulamadığı bir sağlık sisteminin de, bir imparatorluktan daha kıymetli olan, sağlıklı bir nefesi bize sağlaması mümkün değildir!

Diğer iş alanlarında bir uzmanın yetişmesi için on beş yıllık eğitim yeterli iken, Yetişmelerinin asgari şartlarda yirmi üç yıllık eğitimle mümkün olduğu, bilgi ve tecrübelerinin muhafaza ve devamı için de, tabiri caizse mezara kadar, sürekli okumak ve araştırmacı olması gereken sağlık sistemimizin kalbi hekimlerimizin, devletimiz, insanlarımız........

© Tigris Haber