Maçlar Üzerine Bir Kritik
Bazen bir futbol maçı, bir ülkeye koca bir ders verir.
Dün gece Diyarbakır'da inanılmaz güzel bir maç oynandı.
90 dakika boyunca top bir o kaleye, bir bu kaleye gitti. Tribünler ayağa kalktı ve sonunda tabela Amedspor 2 – Trabzonspor 1 dedi.
Ama bana sorarsanız bu gecenin asıl kazananı sadece Amedspor değildi.
Dostluk kazanabilirdi.Kardeşlik kazanabilirdi.Birbirine rağmen değil…
Asıl kazanan, bütün farklılıklarımıza rağmen aynı ülkenin insanları olduğumuzu hatırlama ihtimaliydi.
Çünkü bu maçın hikâyesi yalnızca bugün başlamadı.
Dün başka bir görüntü vardı.
Daha dün Trabzon'da Amedspor forması giyen bir kadının, yalnızca üzerindeki forma nedeniyle sözlü saldırıya uğradığı görüntüler Türkiye'nin gündemine düştü.
Bir insanın üzerindeki forma yüzünden kendisini açıklamak zorunda kalması...
"Ben terörist değilim, Diyarbakırlıyım" demek zorunda kalması...
Aslında hepimizin üzerinde düşünmesi gereken acı bir tabloydu bu.
Çünkü bir forma yalnızca bir takımı tuttuğunun kanıtı olan basit bir formadır.
Bir takımın renkleri, insanın vatan sevgisini ölçen bir cetvel değildir.
Bir futbol kulübünü desteklemek, bir insanı iyi ya da kötü, vatansever ya da hain, dost ya da düşman yapmaz.
Futbolun güzelliği de zaten burada değil midir?
Sen Trabzonspor'u tutarsın.
Sen bordo-maviye sevdalanırsın.
Ama maç bittiğinde ikimiz de evimize gideriz.
Sonra bugün başka bir görüntü düştü önümüze
Bu kez Diyarbakır'da Trabzonspor taraftarlarını taşıyan otobüslere Ergani'de taşlı saldırı gerçekleştirildi. Bir otobüsün camı zarar gördü ve güvenlik güçleri taraftarların stada güvenli biçimde ulaşmasını sağladı.
İşte tam burada durup düşünmemiz gerekiyor.
Dün Trabzon'da Amedspor forması giyen bir kadına yapılan yanlış...
Bugün Diyarbakır'da Trabzonspor taraftarlarına yapılan yanlış...
Bunlar birbirinin gerekçesi olamaz.
Bir........
