menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Diyarbakır'ı Konuşurken Hep Geçmişi Anlatıyoruz; Peki Geleceğini Kim Yazacak?

1 0
latest

Diyarbakır denildiğinde aklımıza ilk ne geliyor?

Surlar, On Gözlü Köprü, Hevsel Bahçeleri, Ulu Cami, Dört Ayaklı Minare, Dengbêjler, ciğer kebabı, karpuz...

Şüphesiz bunların her biri bu kadim şehrin ayrı ayrı birer değeridir. Binlerce yıllık bir medeniyetin taşlara, nehirlere ve sokaklara sinmiş izleridir. Fakat bir şehir yalnızca geçmişiyle yaşayabilir mi?

Asıl sormamız gereken soru belki de şudur:

Kırk/elli yıl sonra Diyarbakır nasıl bir şehir olacak?

Ne yazık ki bu sorunun cevabını ben dâhil kimse bilmiyor. Çünkü şehrimizin geleceğine dair böyle uzun vadeli planının olduğunu sanmıyorum. Şimdi neden böyle bir soru soruyorum?

Diyarbakır, Türkiye'nin en genç nüfusuna sahip şehirlerinden biri. Bu büyük bir avantaj gibi görünse de, aynı zamanda en büyük sınavıdır. Çünkü gençler umutlarını başka şehirlerde aramaya başladığında, bir kentin sadece nüfusu değil; hayalleri de göç eder.

Bugün üniversiteyi bitiren pek çok genç, ilk fırsatta İstanbul'a, Ankara'ya, İzmir'e ya da yurt dışına gitmenin yollarını arıyor. Bunun nedeni sadece ekonomik şartlar değil. Gençler, kendilerini geliştirebilecekleri, üretebilecekleri ve gelecek kurabilecekleri bir ekosistem arıyor.

Bir şehrin geleceğini binalar veya çevre düzenlemeleri değil, genç nesilleri belirler. Kaliteli insanını tutamayan şehirler ise zamanla gerilemeye başlar.

Oysa Diyarbakır'ın sahip olduğu........

© Tigris Haber