menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

KENDİ SESİMİN İÇİNDEN GEÇERKEN

22 58
20.02.2026

Amfide oturuyorum. Sıralar sert, duvarlar soğuk, sesler alışıldık. Tahtaya yazılan kelimeler birbirini takip ediyor ama içimde bir yerde duruyorlar. Not alıyorum; yazdıklarımın çoğunu düşünmeden yazıyorum. Elim hızlı, zihnim yavaş. Etrafıma bakıyorum, herkes bir şeyleri biliyor gibi. Ya da bilmenin nasıl bir duruş gerektirdiğini öğrenmiş. Ben de o duruşu taklit ediyorum. Buradayım, görünürde buradayım; ama içimde başka bir yerle temas hâlindeyim.

Bir Yapının İçinde Yer Bulmak

Buraya bir fikirle geldim. Adını yüksek sesle söylemek güzel olan bir fikirle. Birlik, dayanışma, doğru yerde durmak… Bunlar kulağa iyi geliyor. İlk zamanlar içimi genişletmişti. Sanki yalnız olmadığımı ispatlayan bir çerçeve gibiydi. Ama zaman geçtikçe, o çerçevenin sınırları daralmaya başladı. İçine sığmak için kendimden kısıyorum. Fark ettirmeden. Kimseye çarpmadan. Sessizce.

Bazen konuşmalar uzadıkça içimde bir yorgunluk büyüyor. Söylenen her şey yanlış değil, bunu biliyorum. Ama doğru olan her şey de bana ait değil. İşte bunu ayırt etmek zorlaşıyor. Bir şey bana dokunduğunda, hemen bir şüphe geliyor: “Bu sen misin, yoksa sana öğretilen mi?” Bu soru ağır ama gerekli.

Ezberle Konuşmanın İncelttiği Yer

Konuştuğumda bazı cümleler ağzımdan........

© Tigris Haber