DÜĞÜMÜN ANATOMİSİ – 2
Zihinsel Oluşumun Çöküşü ve İnsanlığın Dramı
Başlangıçta Bir Kod Vardı
İnsan doğmazdan önce kodlanır. Dili hazırdır, inancı hazırdır, ailesi, tarihi, kimliği, düşmanı, dostu hazırdır. Henüz “ben kimim?” diye soramadan, “sen busun” cevabıyla başlar hayat. Bu cevap, bir isimden fazlasıdır. O isimle birlikte bir zihin kurulur. Ve bu zihin, çoğu zaman sahibine ait olmayan bir yazgıyı taşır. İşte buradan itibaren “oluş” sona erer. Geriye kalan, “yeniden üretim”dir. Kopyalanmış davranışlar, ödünç inançlar, hazır bilgiler… İnsanlık, kendi zihinsel varlığını inşa edememiş bir varlık olarak yeryüzünde gezinir.
Oysa zihinsel oluş, bir inşa sürecidir. Sorgulamayla, deneyimle, öz-görüşle, bilinçle beslenir. Fakat bizde zihinsel oluşa izin verilmeden, hazır sistemlerle zihin doldurulur. Böylece çöküş, oluşamayanın dramatik sonucudur. İnsan çöküyor; çünkü zihin ona ait değil. Çünkü düşünce onun değil. Çünkü gördüğünü zannettiği dünya, ona gösterilenlerden ibaret.
Ve bu durum bireysel değil, evrensel bir dramdır.
Her kıtada, her kültürde benzer kalıplar: başarı, güç, statü, aile, güvenlik,........
