Sözün kabahati mi, aynanın suçu mu?
Bu ülkede bazı kelimeler vardır; söylendiği anda ortalık ayağa kalkar. Ses yükselir, kaşlar çatılır, ahlaktan ve üsluptan söz edilir. Oysa asıl gürültü, kelimeden değil, kelimenin gösterdiği yüzden kopar.
Çünkü aynaya bakan herkes kendini beğenmek ister.
Son günlerde tartışılan sözler de tam olarak böyle bir yerden çıktı. Bir ifade, bir tanım, bir isim koyma hâli… Kimi “sert” dedi, kimi “yakışıksız”. Ama çok az kişi şu soruyu sormaya cesaret etti:
Eğer tanım yanlışsa neden bu kadar tanıdık geldi?
Tam da burada Can Yücel’in yıllar öncesinden bıraktığı o cümle gelir akla:
“Ben küfür etmiyorum; kelimelerin yerini dolduruyorum.”
Ne demek bu?
Şu demek: Eğer bir davranış varsa, onun bir adı da vardır. O adı söylemek kabalık değil; inkâr etmek........
