menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

EDİRNE GEZİ NOTLARI.1

6 5
23.01.2026

EDİRNE GEZİ NOTLARI.1

EDİRNE YOLUNDAYIZ (5-7 Kasım 2025)


Manisa şehir garajından 10.15 gibi Balıkesir Uludağ firmasına ait 2 1 otobüsle Akhisar istikametinde Edirne için yoldayız. Araç güzel ve temiz. Sağ önce 3 ve 4 numaralardayız. Kaptan “Açıkbaş”, ellili yaşlarda, dikkatli ve ağırbaşlı bir bey. İkinci kaptan ise otuzlu yaşlarda, zayıf ve bıçkın biri. Muavin ise yirmisine bile varmamış temiz yüzlü bir genç. Böyle giriş yaparken zihnim, sanki bir tiyatro eserine girişteki sahne ve kahramanları tanıtıyor gibisin diyor. Biraz tebessüm, hatta biraz da içim gülümsüyor. Az bir gidişten sonra muavin çay ikramına başlıyor. Bize geldiğinde kendisine Beyaz Zambaklar Ülkesi kitabı hediye ediyorum. Memnun oluyor ve kaptanın sağ önündeki bir cebe koyuyor. Muhtemelen böyle bir hediye ile ilk kez de karşılaşıyor olabilir. “Bu işin okulunu mu bitirdin” soruma, “Hayır, meslek lisesi bilgisayar bölümü mezunuyum” diyor. “Belli oluyor” deyip, memnuniyetimizi ifade ediyoruz. Akhisar garajına girdiğimiz gibi çıkıyoruz; yolcu yokmuş.
ÜÇLÜ EKİP / ARAÇTA FELSEFE
Otobüsün üç kişiden oluşan ekibi İzmir üzerinden geliyorlar. Dinlenik oldukları hal ve konuşmaların- dan belli. İkinci şoför, ben ona artık "bıçkın bey" diyeceğim, kendi aralarında konuşurlarken “Ben elliyi geçmem. Günü gününde yaşarım. Ben evlenmem de, bekârlık sultanlıktır” diyor. Sonradan adının Ümit olduğunu öğrendiğim 1.kaptan Ümit bey; “Ellili yaşlara gel de seni o zaman görelim” diyor. Bıçkın beyin alkolü sevdiği belli. Devam ediyor; “İzinli olduğum günlerde ayık kaldığım olmaz” diyor. Genç muavin de yanlarında, onları can kulağı ile dinliyor. Bazen konuşmaları olumlayıp sohbete katılıyor. İçimden; inşallah etrafında başka “müspet, olumlu” insanlar da vardır diyorum. Neticede genç ve tecrübesiz. Ama yol boyunca gözlemlerimde, bu yolu en iyi bilen o. Çünkü zaman zaman güzergâhı tarif ediyor kaptanlara. Sanırım kaptan bu hatta fazla çalışmamış diye düşünürken; “
Ona da hayatta iyi niyetli, donanımlı yol gösterenleri olsa. Belki vardır veya olur. Nasip ama içinde bulunmak zorunda olduğu çevre hep insanın zaaflarına hitap ediyorsa; erdem, kişilik yönünden örnek insanlarla karşılaşmıyorsa, tehlike büyük.
12.15 Balıkesir garajı, beş dakika mola. Kaptan ve yardımcılar zamana dikkatli. Her şehre belirli vakitlerde varmak zorundalar. Bir de geri dönüş varmış. Onu da Edirne’ye varırken fark ettik. Kolay iş değil. Hayatta ne kolay ki? Susurluk garaj (13.06), Bandırma’dayız. (13.55) Yine beş dakika uyarısı var. Dört bayan, hepsi de genç, birinin başı kapalı, her mola yerinde kendileri atarcasına hızla dışarı çıkıyorlar. Derhal sigara yakıp hızlı hızlı üst üste çekiyorlar. Sigaraya yazık olmasın, aksi halde bitmeden yere atılacak. Kendi sağlığını umursamayan çoğu tiryaki, çevre kirliliğini de umursamıyor. Sokaklar, hastane ön ve bahçeleri ortada. Bu arada hava kapalı ve hafif yağmur atıştırıyor, yol boyunca.
GÖNEN VE ÖMER SEYFETTİN
Gönen yolundayız. Ömer Seyfettin’in memleketi. Benim hep hayır dua ile andığım bir dahi. 36 yıla 200’den fazla eser sığdırmış, hayatı hep savaşlarda geçmiş, Türkçemizin bugünkü haline gelmesinde emeği geçen üç büyük edebiyatçıdan biri. Hala eserleriyle Türk halkı ve gençliğini kültürel yönden besliyor ve geliştiriyor. Defteri açıklardan… Ne mutlu…........

© tarihistan.org