menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

BU SEFER BULDUM

12 0
25.06.2026

"Ağabey kaç kere geldim dükkâna, yoktun. Her seferinde Ahmet 'e selam bırakıp gidiyorum. Bu sefer de Gördes'e kadar gelmişken bari telefon edeyim, oradaysa varayım dedim.” Bana "Gel gel, dükkânda bekliyorum" dedi ve ekledi: Sen neredesin? “Eski Gördes'te annemi, babamı, büyüklerimi ziyaret ediyorum. Sadece ben konuşuyorum. Başka ses yok çünkü!” dedim. Tekrar “gel” dedi. “Bende de ‘fer’ yok!”.

Burada kaç kedi var? Kağan köyü.

Sarılıyoruz. Bazen yaptığı gibi kır bile olmayan bembeyaz saçlarını benimkilere değdirerek, "Sen de ak saçlı dedelerden ol emi" diyor. Ben de “Seninkilerin rengine çok az kaldı, çok şükür!” diyorum. Bu da bir nasip meselesi. Bazen göz temasında zorlandığını hissediyorum. Bir göz hekimi olarak, iki gözünde de sarı nokta hastalığı olanların yaşadıklarını ve zorluklarını çok iyi biliyor ve anlıyorum. Baktıkları hedefi iyi göremedikleri için, hafif kenarına bakar gibi yani merkez dışı bakışlarını fark ederim. Çok tipik ve bariz olanları da yanımda olan öğrencilere, asistanlara öğretir, gösterirdim.

Hal hatırdan sonra emekliliğimi soruyor, nasıl alışabildin mi? Ben de düşüncelerimi söylüyorum. Öğrencileri, asistanları, meslektaşlarımı, hatta hastaları özlüyorum diyorum. En çok da çocuk ve gençleri. O göz muayenesinde kullandığım, adını "Dudu" koyduğumuz kuş oyuncaklı kalemi soruşlarını; kitap isteyişlerini; maddi zorluğu olduğunu hissettiğim, anladığım kişilerin bize güvenerek canlarını, gözlerini, ümitlerini teslim etmelerini özlüyorum. Kıymet bilir bizim insanımız.

BİR ÂMÂ NASIL SEVİNİRDİ?

“Senin durumun nasıl, gözlerin ne halde, kontrollere gidiyor musun?” diye soruyorum. “Bir âmâyı imkân olsa, ameliyat edip benim kadar görür hale getirsen, ne kadar mutlu olur, sana ömür boyu minnet duyar, dua ederdi değil mi?” Diyor. “Ben de bir ömür iyi, hatta çok iyi gördüm. Herkese nasip olmayacak kadar da yaşadım, ömür sürdüm. Şimdi sarı nokta hastalığım sebebiyle okuyamıyorum. İnsanların simalarını da tanıyamıyorum. Bir iş için bir yere gitmek gerekirse, insanlardan biraz uzaktaki kaldırım veya yolu tercih ediyorum. Tarlaya da sık sık onun için gidiyorum. Orası sakin sessiz; toprak ile uğraşmaktan dolayı bir huzur buluyorum. Yahu, bizim Mehmet selam da vermiyor artık demesinler diye. Ne bilsinler bende onları tanıyacak görüş ve gözün kalmadığını. Ama Dr. Muhammed beye son gidişimde, artık ilerlemenin durduğunu, böyle kalacağını söyledi. Sevindim” diyor.

Dumanlıdağ'a çıkarken torun öğrensin diye serbest dolaşan bir eşekle karşılaştık. Resim için durduğumuzda açık pencereye hamle yapıyor. Biraz ilerleyip tekrar poz almak isterken, tekrar.

YAŞLANMAK DA NASİP İŞİ

"Buna da şükür" derken, yaşlanmak da bir nasip diye ilave ediyor. Düşünüyorum; pek çok insan, hele geçmiş nesillerde, anne ve babalarının bırakın yaşlılıklarını; gençliklerini bile görememişler. Kayın babam babasını hiç hatırlamıyordu bile. Cumhuriyetin ilk yıllarındaki yokluk ve yoksulluktan; doktor ve sağlık hizmetlerinin........

© tarihistan.org