Y A Z I O D A S I
Prof. Dr. Ahmet SEVGİ
Geçen gün eski kitaplarımı karıştırıyordum. Gözüme bir piyango bileti ilişti. 1927’de, Türk Ocakları Merkez Heyeti yararına tertip edilen bu eşya piyangosunun ikramiyelerinden biri de: “Bin lira kıymetinde bir yazı odası takımı” idi. Oturma odası, yatak odası, çocuk odası... Bunlar günümüzde sıkça duyduğumuz sözler. Ama “yazı odası” pek de alışık olmadığımız bir tabir...
Bundan takriben 100 yıl önce Türk aydınının evinde, okuyup yazabileceği ayrı bir odanın bulunması yahut en azından aydınlar arasında böyle bir kavramın mevcudiyeti belli bir kültür seviyesini gösterir. Ancak, aradan geçen bunca seneden sonra gelinen nokta insanı ürkütüyor. Bugün Türk aydını, kazara almış olduğu beş-on kitabını evinin bir köşesine nasıl yerleştirebileceğinin kavgasını veriyor.
Biraz........
