TÜRK DEVLETLERİNİN SON YÜZYILI: I
TÜRK DEVLETLERİNİN SON YÜZYILI: I
Türkiye Cumhuriyetinin kurulmasının üzerinden yüz üç yıl geçti. Türkiye’de Cumhuriyetin ilanının 29 Ekim 1923 103. yılını kutlamaya hazırlandığımız bu süreçte sizlere Türkiye ve Türk dünyasının geçen 100 yılını özetlemek amacıyla hazırladığımız yazı serimizin ilk bölümünü yayınlıyoruz.
Türk dünyasının son yüzyılı, büyük ölçüde bağımsızlık, millî kimliğin korunması ve yeniden yapılanma mücadelesinin tarihi olarak değerlendirilebilir.
XX. yüzyılın başında Türk dünyasının önemli bir bölümü Rusya'nın ve daha sonra Sovyetler Birliği'nin siyasi hâkimiyeti altında kalırken, Türkiye Cumhuriyeti 1923 yılında bağımsız ve egemen bir Türk millî devleti olarak tarih sahnesindeki yerini almıştır. Bu süreçte Türkiye, Atatürk'ün liderliğinde millî egemenlik, tam bağımsızlık ve çağdaşlaşma esasları üzerine modern Türkiye Cumhuriyeti devletini kurmuştur.
1917 Bolşevik Devrimi, Kafkasya ve Türkistan coğrafyasındaki Türk topluluklarının siyasi kaderini önemli ölçüde değiştirmiştir. Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkmenistan gibi Türk toplulukları Sovyet sistemi içerisinde siyasi bağımsızlıklarını kaybetmişlerdir. Sovyet yönetimi merkezî siyasi ve ekonomik sistemi güçlendirirken Türk millî hareketlerini kontrol altına almış; dil, alfabe, din, kültür, nüfus politikaları ve aydınlar üzerinde ağır baskılar uygulamıştır. Buna rağmen Türk toplulukları millî kimliklerini tamamen kaybetmemiş; dil, edebiyat, folklor, aile, gelenek, destanlar ve tarihî hafıza aracılığıyla kültürel varlıklarını korumuşlardır.
Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşu bu tarihi süreç içerisinde ayrı bir önem taşımaktadır. Atatürk, Türkiye'nin bağımsızlığını korumayı temel hedef olarak belirlemiş, Sovyetler Birliği ile ilişkilerde ise dönemin şartlarını dikkate alan gerçekçi ve dengeli bir politika izlemiştir. Türkiye, Sovyet sistemi içerisinde yaşayan Türk topluluklarına doğrudan siyasi müdahalede bulunamamış; ancak Türk tarihi, dili ve kültürü üzerine yapılan çalışmalarla Türk dünyasının kültürel bağlarının güçlenmesine katkıda bulunmuştur. Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumu gibi kurumların oluşturulması, yeni alfabenin kabulü bu anlayışın önemli sonuçları arasında yer almıştır.
Türk Cumhuriyetlerinin........
