Tek sesli medya, çok sesli yalan demektir
3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü. Kutlanacak ne var? Gazetecilerin gözaltına alındığı, tutuklandığı, haberlerin mahkeme kararlarıyla değil telefon talimatlarıyla kaldırıldığı, erişim engellerinin geldiği, ekranların tek sesli bir koroya dönüştüğü bir dünyada “özgürlükten” söz etmek, gerçeğe hakarettir. Bugün, takvimde “basın özgürlüğü”nü yaşamayanların bu gerçeği haykırma günüdür.
Gerçek, iktidarların en büyük korkusudur
İktidarlar basını kontrol etmek ister çünkü gerçek, onların en zayıf noktasıdır. Yolsuzluk, kayırmacılık, liyakatsizlik… Bunlar ancak görünür olduğunda tehlikelidir. Bu yüzden ilk hedef hep aynı olur: Haberi yapanı sustur, haberi yok say.
Siyaset yalnızca yönetmek değil, aynı zamanda hikâye yazmaktır. Ama o hikâyeyi kim yazacak? Gazeteci mi, saray danışmanı mı? Ya da sarayın güdümüne girmiş kalemşorlar mı? Basını kontrol eden iktidar, gerçeği değil algıyı yönetir. Böylece başarısızlık “başarı hikâyesine”, krizler ise “dış güçlerin oyunu”na dönüşür.
Bu bir tercih değil, bir rejim refleksidir.
Sansürün küresel haritası: Yöntemler farklı, amaç aynı
Bugün dünyada basına yönelik baskı tek bir biçimde uygulanmıyor; ama hedef her yerde aynı: amaç basının dördüncü........
