menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Orbán’ın seçim rejimi

16 0
07.04.2026

Macaristan’da 12 Nisan’da yapılacak seçim, klasik bir demokratik yarıştan çok, sonucu önceden şekillendirilmiş bir güç mücadelesine benziyor. Çünkü Viktor Orbán için seçim, sadece sandıkta kazanılan bir süreç değil; öncesinde kurulan düzenle garanti altına alınması gereken bir sonuçtur.

Demokratörlerde seçim…

Çökülmeden önce Tele1’de daha sonra da Tele2’de Prof. Dr. Tayfun Atay’la dört yıldan beri “Haftanın Manşetleri” adını taşıyan bir program yapıyoruz. Tayfun hoca bu programda sıkça Türkiye’deki mevcut rejimin Demokrasi değil, ‘Demokrasi’ ve ‘Diktatörlükten’ oluşan yeni bir yönetim şekline dönüştüğünü söyler ve bunu da ‘Demokratörlük’ olarak adlandırır.  

Macaristan’da da benzer eğilimleri görmek mümkün. Bu hafta sonu Macaristan’da yapılacak olan seçimlere yönelik bu yazı aslında, önümüzdeki dönemde Türkiye’de yapılacak olan seçimlerin de provası olarak okunabilir.

Orbán yıllardır Macaristan’da öyle bir sistem kurdu ki, sandık artık sadece son aşama. Medyanın büyük bölümü iktidarın etkisi altında. Yargı bağımsızlığı ciddi şekilde tartışmalı. Devlet imkânları ile parti çıkarları arasındaki çizgi neredeyse silinmiş durumda.

Böyle bir tabloda seçim, eşit şartlarda bir yarış olmaktan çıkıyor. İktidarın belirlediği kurallar içinde, muhalefetin nefes almaya çalıştığı bir alan haline geliyor. Yani mesele oy vermek değil, o oyun hangi koşullarda verildiği.

Otoriter aklın seçim stratejisi

Orbán’ın siyasi tarzı net: Gücü merkezileştir, muhalefeti parçala, toplumu kutuplaştır. Seçim dönemlerinde bu strateji daha da sertleşiyor. Korku siyaseti devreye giriyor. “Dış tehditler”“ulusal beka”“istikrar” söylemleri üzerinden seçmen konsolide ediliyor.

Otoriter eğilim taşıyan liderler için seçim kazanmanın yolları bellidir:

-Medyayı kontrol ederek gündemi belirlemek

-Muhalefeti itibarsızlaştırmak

-Devlet kaynaklarını kampanyaya dönüştürmek

-Seçim kurallarını kendi lehine düzenlemek

Bunların bir kısmı yasal görünümlüdür, bir kısmı ise açıkça demokratik ilkelere aykırıdır. Ama sonuç değişmez: Sandık kurulmadan avantaj sağlanır.

ABD’den gelen müdahale…

Tam da böyle bir ortamdaABD Başkan Yardımcısı JD Vance’ın Macaristan’a giderek Orbán’a açık destek vermesi, sıradan bir diplomatik ziyaret olarak görülemez. Bu, doğrudan seçim atmosferine müdahaledir.

Bir başka ülkenin üst düzey yöneticisinin, seçim öncesinde iktidar lehine pozisyon alması şu anlama gelir: Seçim sadece ülke içinde değil, uluslararası güç dengeleri içinde de şekilleniyor.

Bu durum, Orbán’a iki şey kazandırır:

Birincisi, “uluslararası destek” görüntüsü.

İkincisi, muhalefet üzerinde ekstra baskı.

Yani sandık daha kurulmadan, psikolojik üstünlük kurulmuş olur.

Rakip ve Gerçeklik

Orbán’ın karşısında yükselen isimlerden biri olan Péter Magyar, sistem eleştirisiyle dikkat çekiyor. Ancak mesele sadece güçlü bir rakip çıkarmak değil. Kuralların adil olmadığı bir oyunda bu rakip, Macar halkının ferasetine güvenerek yola çıktı ve halihazırda avantajlı bile görülüyor. Magyar da bu şartlarda ‘en iyi oyuncu’nun dahi kazanamayabileceğini biliyor ama halka güveniyor. 

Çünkü bu artık bir seçim değil; kuralları iktidar tarafından yazılmış bir mücadele.

Sandık var ama ya demokrasi?

12 Nisan’da Macaristan’da sandık kurulacak. Ama asıl soru şu: Bu sandık gerçekten bir tercih mi yansıtacak, yoksa önceden şekillendirilmiş bir sonucun onayı mı olacak?

Orbán gibi liderler için seçim kazanmak, yalnızca oy almak değildir. O oyların hangi koşullarda verileceğini belirlemektir.

Ve eğer bir ülkede iktidar, seçimi kazanmak için her yolu mubah görmeye başlamışsa — ister yasal ister gri ister açıkça müdahaleci — orada demokrasi sadece bir prosedüre indirgenmiş demektir.

Sandık durur. Oy verilir. Sonuç açıklanır...

12 Nisan’daki seçimi bu gözle izleyeceğiz. Bir AB ülkesinde ‘Demokratör’ rejim nasıl olunuyor ve böyle bir rejimde seçim nasıl yapılacak?

Daha da önemlisi bu seçim, benzer eğilimlerle yönetilen Türkiye’de yapılacak olan seçimin adeta bir provası mı? 

 


© T24