Bitmeyen kibir, dinmeyen koltuk hırsı...
Göz göre göre, hepimizin gözünün içine baka baka bir siyasi mühendislik harikası (!) izledik, izliyoruz. CHP’yi birinci parti yapan, ilk seçimde iktidarı devirecek o devasa toplumsal dalga, yargı ve kolluk gücü kaldıraç yapılarak bir günde darmadağın edildi. Günün sonunda ne oldu? Eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu koltuğuna geri kuruldu.
Şimdi herkes Kılıçdaroğlu’nun hırsını, partiyi getirdiği hali konuşuyor. Ama durun bir dakika; hedefi saptırmayalım, arkadaki filleri kaçırmayalım. Bu filmin başrol oyuncusunu, her ne kadar perde arkasında kalmak istese de görmemezlikten gelemeyiz. Direksiyonun başındaki kişi Recep Tayyip Erdoğan'dır. Kılıçdaroğlu bu oyunda elverişli bir figüran konumundadır.
Rakibini kendisi seçiyor
Hatırlarsanız Mayıs 2023 seçimlerinde de Erdoğan sıkça Kılıcdaroğlu'na "Adaylığını açıklasana" diyerek adeta karşısında onun olmasını istemiş ve bunu zorlayan bir siyaset benimsemişti.
Açık konuşalım: Erdoğan karşısında dinamik, toplumu konsolide etmiş, birinci parti konumuna yükselmiş ve Özgür Özel liderliğinde iktidara yürüyen bir CHP istemiyor. Ve bu kabusu bitirmenin yolu, ana muhalefeti içeriden çökertmekten geçiyor.
İşte tam bu noktada, yargı ve kolluk güçleri devreye sokularak Kılıçdaroğlu’na adeta kırmızı halı serildi.
Erdoğan, Kılıçdaroğlu’nun koltuk hırsını ve partiyi marjinalleştiren siyaset tarzını çok iyi biliyor. Kılıçdaroğlu’nun dönüşüne verilen o örtülü, buram buram devlet destekli lojistik, aslında Erdoğan’ın kendi iktidarını garantileme hamlesiydi. Erdoğan, 2023’te alt ettiği ve toplumda hiçbir karşılığı kalmamış bir........
