menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Üç yıldır ulaşılamayan ipucu, üç yıl sonra nasıl bulundu; Gülistan Doku’nun kaybedildiği Beyaz BMW’yi kim hediye etti?

411 0
21.04.2026

Tunceli’de, 5 Ocak 2020 günü kayıplara karışan ve aradan geçen 6 yılda ne ölüsüne ne de dirisine ulaşılabilen Gülistan Doku’yla ilgili adli soruşturma bir haftadır gündemde.

Önemli gelişmeler yaşandı, halen de yaşanıyor. Yapılan gözaltılar ve tutuklamalarla, Doku’nun kaybedilmesiyle sonuçlanan “organizasyon” yavaş yavaş gün ışığına çıkıyor.

Doku’nun kaybolmasında iki aşamalı süreç yaşandığını söylemek yanlış olmaz. İlki, Doku’nun kaybolmadan hemen önceki anları ve ortadan kaybedilmesi. Bu aşamanın en önemli ismi, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in hafta sonunda tutuklanan oğlu Mustafa Türkay Sonel ve yakın arkadaşı ABD’de yaşayan Umut Altaş. İddialara göre, Doku’yu “katleden” bizzat valinin oğlu Mustafa Türkay Sonel.

İkinci aşama ise olayın yaşanmasından sonra “ortalığın toparlanması” süreci. Bu aşamadaki başrol, elbette devletin verdiği makamdan gücünü alarak dosyanın kapatılmasına ön ayak olduğu öne sürülen dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’de. İddiaya göre, oğlunu olaydan sıyırıp kurtarmak isteyen valiye destek olan “yancılar” da var kuşkusuz. Hastane başhekimiyken İl Sağlık Müdürü yapılan Çağdaş Özdemir gibi. Dosyanın kapatılmasına destek olan “yancılar”a önümüzdeki günlerde emniyet başta olmak üzere farklı kamu kurumlarında görevli isimlerin eklenmesi de muhtemel.

Valinin koruması polis memuru Şükrü Ergül’ün konumu ise daha farklı. Her iki aşamada yer alan Ergül’ün cinayetten sonra olay yerine giderek Mustafa Türkay Sonel’in yanında bulunduğu öne sürülüyor. Ayrıca, Doku Ailesi’nden elde edilen Gülistan Doku’ya ait cep telefonunun sim kartını önceden tanıdığı bilişim uzmanı meslektaşı Gökhan Ertok’a getirip verilerin para karşılığı kaybedilmesini organize ettiği tespit edilmiş durumda. Kısacası, Doku’nun kaybolması sürecinin “kripto”su.

Dosyayı yeniden “hareketlendiren” ise bizzat Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu oldu. Bir dönem avukatlık yaptıktan sonra savcılığa geçen Başsavcı Cansu’nun dosya üzerindeki hassasiyeti, yaşananların gün ışığına çıkmasına yardım edecek.

Haber elemanından gelen plaka bilgisi

Tablo özetle böyle.

Peki, “organizasyon” tarafından “soğumaya alınan” Doku soruşturmasının yeniden kapağının açılması ve bugünkü duruma getirilmesi nasıl oldu?

Her şeyden önce, yakın tarihte kentte görevlendirilen üst düzey kamu yöneticilerinin tutumu, halka yaklaşımı ve sorunların çözümünde gösterdikleri “sağlıklı kamu yönetimi performansı” sürecin en önemli köşe taşı oldu.

Adli soruşturmayı yürüten Başsavcı Cansu’nun yanı sıra dönemin Tunceli Valisi Bülent Tekbıyıkoğlu ile Tunceli Emniyet Müdürü Hakan Duman’ın da “kız evlat” babası olmaları, Doku Ailesi’nin hassasiyetine ve taleplerine “empati” yapmalarını sağladı.

Hem Vali Tekbıyıkoğlu hem de Duman’ın aileyle yaptıkları görüşmeler sonrasında........

© T24