menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Arkadaşım Diyabet” ya da şans bilekliğinde dile gelen

27 0
01.12.2025

Diğer

01 Aralık 2025

İlk kez 24 Kasım 2019’ta Kütahya’da başladığımız, daha sonra Konya, Gaziantep, Diyarbakır, Afyonkarahisar, Samsun, Balıkesir, bu yıl tekrar Diyarbakır, Erzurum ile devam ettiğimiz “Arkadaşım Diyabet Buluşmaları”nın 11’incisini 29 Kasım 2025 günü Tepebaşı Belediyesi Sağlıklı Kentler Konseyi’inin davetlisi olarak Eskişehir’de coşkulu bir toplantı ile gerçekleştirdik. Ev sahipliği için konsey başkanı Canan hanımın şahsında tanıştığımız iyi kalpli insanlara, Dr. Meltem Hanım ve Dr. Enver beyin şahsında Eskişehir’deki çocuk diyabet ekibi üyelerine, tip 1 diyabetli çocuk annesi Serap Karabulut’un şahsında toplantı için canla başla çalışan annelere, katılanlara çok teşekkür ederiz.

Toplantıya bir kısmı çevre illerden gelen 150 dolayında aile katıldı ve ekip arkadaşlarım Prof. Dr. Gül Yeşiltepe Mutlu ve Uzm. Diyetisyen Tuğba Gökçe ile tip 1 diyabetle ilgili bütün konuları gözden geçirdik. Bu toplantıların amacı güncel bilgilere dayalı eğitim yanında, ailelere ve çocuklara motivasyon ve güç vermek, dayanışma ağları kurmak ve şehirlerde tip 1 diyabet rüzgârı estirmek. Eskişehir toplantısında bu amaçların tümünü gerçekleştirdik ve toplantıdan sonra uçurduğumuz mavi balonlarla umudumuzu tazeledik. Belki biraz yorulduk ama içimizde güzel bir işin içinde olma, iyi insanlar tanıma duyguları ve çocukların, ailelerin kalbine dokunma sevinci ile evlerimize döndük.

Eskişehir’in doğup büyüdüğüm Kütahya’ya (Domaniç ilçesindenim bu arada) komşu bir il olduğu için hayatımda hep yakın bir yeri oldu. Çok sevdiğim ilkokul öğretmenim Muammer Keser, Eskişehir’in İnönü ilçesindendi ve ben de ilk kez Ankara Fen Lisesi’nin ilk aşama sınavı için Eskişehir’e gitmiş, Atatürk Lisesi’nin hemen karşısındaki Yunus Emre İlokulu’nda sınava girmiştim. Sonraki yıllarda içinden çok geçtim ama Eskişehir’i şehir olarak Yılmaz Büyükerşen’li yıllardan sonra tanıdım, gezdim diyebilirim.

Bundan yedi yıl önce, bugünlerde, yine bir toplantı için gittiğimde o zaman büyükşehir belediyesinde yetkili olan Deniz Kaplan bey şehri bilgi vererek gezdirmiş ,ben de döner dönmez Büyükerşen’in yaşamını anlatan kitabı okumuştum. Eskişehir’de kaldığım kısa süre içinde havasının temizliğinden, parklarından ve tabela kirliliği olmamasından etkilenmiş ve daha sonra bina ruhsatlarının “Büyükşehir Belediyesi Kent Estetik Kurulu”ndan geçmeden verilmediğini öğrenmiştim. Tabi beni esas, Büyükerşen hocanın yaşamı ve düş kuran, bunlar için yılmadan, çatışmalardan kaçınarak uğraşan, yaşadığı şehirle soluk alıp veren, onunla bütünleşen, küçük, büyük demeden her sorunuyla uğraşan, bir şehirden uygarlık yaratan portesi etkilemiş ve şehre daha çok bağlanmıştım.

Bu kez Eskişehir’e Tepebaşı Belediyesi’nin daveti ile geldim ve önce belediyenin “Yaşam Köyü”ndeki Alzheimer ve Engelliler Konukevlerini gezdik ve sonra belediye tarafından zihinsel engelli bireylerin toplumla bütünleşmesinin amaçlandığı Gökkuşağı Kafe’de oturduk. Buralarda başta sağlık müdürü Dr. Aslı Turla Ünügür olmak üzere, toplumun derinlerinde, şefkatle çalışan iyi insanlarla tanışmak, zihinsel engelli gençlerle aynı masada oturmak, onlarla temas etmek ve tanışmak, yaptıkları kurabiyeleri tatmak ve böylece kendi yaşam çemberimizin dışına çıkmak hepimize iyi geldi.

Toplantı öncesi sabah erken ise araç görevlisi Yasin’in rehberliğinde kısa bir tur yaptık ve havasının temizliği, yatay ve estetik mimarisi, parkları, restorasyonları, şehir dokusu ile uyumlu otoparkları ile modern bir şehir olan Eskişehir’den çok etkilendik ve keşke burada yaşasak dedik. Başta Yılmaz Büyükerşen olmak üzere emek verenlere yürekten teşekkür........

© T24