menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Supapçı küresel faşizm

16 11
28.01.2026

Diğer

28 Ocak 2026

Trump

14 Ocak tarihli T24 yazımın başlığı, “Hangi ABD, nereden nereye?” idi. Sorumun temelinde, ABD’nin İkinci Dünya Savaşı’nda belirleyici dönemeç sayılan Normandiya Çıkarması ile yine ABD’nin Hiroşima-Nagazaki kırımı arasındaki “uçurum”un oluşturduğu döngü yatıyordu.

ABD devletinin tanımı gibidir bu döngü: 6 Haziran 1944’te askerlerini Fransa’nın Normandiya kıyılarına çıkararak Hitler yayılmacılığına karşı üçüncü cepheyi açmak suretiyle faşist işgalciliğin yerle bir edilmesine belirleyici bir katkıda bulunduktan tam bir yıl sonra, 6 ve 9 Haziran 1945’te, Japonya’nın iki şehrini art arda nükleer bombayla yok edebilmiş bir devletten söz ediyoruz. Dünya tarih bilincinde gitgide daha anlamlı bir yer tutan, tutması gereken bir “büyük resim” de diyebiliriz.

Trump, 26 Ocak 2026’da ünlü Davos Ekonomi Forumu’nda yaptığı konuşmada tam da başlıktaki soruya yeni bir argümanla karşılık sunar gibiydi: "After the war - which we won, we won it big - without us, right now, you'd all be speaking German and little Japanese perhaps."

Ne utanmasız bir iddia! Trump, Hitler’in görülmemiş mezalimine maruz kalmış Avrupalılara diyor ki, “ABD olmasa şimdi siz hepiniz Almanca konuşuyor olacaktınız -Almanca ve belki biraz da Japonca.”

Ne manevra ama! Normandiya’ya peki… Ama nerede kaldı Hiroşima ve Nagazaki? Trump, yalnızca “biraz da Japonca” diyerek, o büyük kırımın üstünü örtüyor.

1945 yılının sonuna kadar Hiroşima'da en az 140 bin, Nagazaki'de de 80 bin insanı yok etmiş bir devletten söz ediyoruz. Şimdi Trump bu gerçekliği Normandiya tülü ve atom külleriyle örtmeye çalışıyor.

Faşizm dünya halklarının en büyük celladıydı, ABD’nin utanç verici takma adlarla kutsadığı o iki atom bombası ise cellatlık babında, buna dünya kapitalizminin eklediği ikinci en büyük çıban oldu. Trump aynı kutsamayı devam ettirerek dünyanın tepesine oturmaya çalışıyor.

“Egemen ideoloji egemen sınıfın ideolojisidir.” Marksizmin bu eski mottosuna yeterince yöneltilmeyen soru, “nerede” sorusu olageldi: Egemen ideoloji neredeki egemen sınıfın ideolojisidir?

Bu soru genellikle ulusal düzlem ya da sınırlı coğrafyalar kastedilerek anlaşılageldi. Bir ülkede egemen ideoloji, egemen sınıfın ideolojisidir, gibi. Ama artık fazla yanılmaksızın........

© T24