menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Butlan” şiirleri

11 0
17.06.2026

Kim demiş Halk Edebiyatı geçmişte kaldı diye? Halk şiiri, bir tür tarihyazımı olarak işlev görmeye devam ediyor sevgili Akif Paşa.

CHP’nin 38. Olağan Kurultay’ıyla ilgili olarak Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin bir “hukuk dairesi”nde 21 Mayıs 2026 günü alınan “mutlak butlan” kararının hemen öncesi ve sonrasında, “Mutlak Butlan” adıyla çok sayıda halk şiiri yayımlandı. Tümünün de ölçülü uyaklı ve tapşırma dörtlüklerden oluştuğunu söylemek herhalde gerekmiyordur.  

İşte Kalemsiz Şair mahlaslı Sadık Kocabaş’ın “Mutlak Butlan” adlı şiirinin dörtlüklerinden biri ve son dörtlüğü: 

Temelinde harç yok, duvarda hile,
Anlatamazsın ki sen bunu dile.
Baştan sakat doğan hüsranlı işin,
Adı butlan imiş, çekilmez çile.

...............

Gayrı sökmez oldu hileli ayar,
Kalemsiz Şair der, Hak elbet duyar.
Kökten yok sayıldı, defteri dürüldü,
Mizanı bozanı bu butlan yıkar.

Ve işte Ömer Tarım’ın “Mutlak Butlan”ının ilk ve son dörtlükleri: 

Hukukun bağrında açıldı yara,
Adalet tahtından indirildi bak.
Vicdan feryat etti, büründü kara,
Milletin kaderi zincirlendi bak

..................

Kocapırım söyler, tarih bu haksız,
Asla kabul görmez zoraki hakan.
Günü gelir kalır koltuklar ıssız,
Baştan aşağıya hep mutlak butlan. 

Ali Rıza Malkoç, Mustafaoğlu İlyas, İsmail Güney Yılmaz ve daha başkaları da aynı zaman diliminde benzer hece şiirleri yazmışlar.  

Özgür Özel’in “eylem”lerini gözümüzün önüne getirerek okuduğumuzda, ortaya özgün bir kültürel bütünleşme duygusu çıkmıyor mu?

Haddini aşan........

© T24