menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Korkaklar derbi kazanamaz!

24 0
27.10.2026

Şampiyonlar Ligi’nin tahtı boş kalmış, Avrupalı aristokratlar kendi aralarında top koştururken biz pazartesi mesaisinde bozkırın ortasında "Şampiyonlar Ligi Derbisi" adı altında başka bir Shakespeare dramasına oturduk. Adını doğru mu koyduk, orası meçhul; ama maçın son düdüğüyle birlikte yeşil sahanın ortasında kopan o kavga, o tanıdık arbede gerçeği yüzümüze tokat gibi çarptı: Bizim El Classico’muz da bu, başka bir şey beklemek hayalcilik olurdu!

Kadrolara şöyle bir göz atınca, insan kendini yeşil sahada değil, bir tahta üstündeki askerleri yürüten tükenmiş bir general gibi hissediyor. Futbolun sahada oynandığını unutup tahtaya bakanların ülkesindeyiz. Zaten bu topraklarda sabah kuşağı kadın programları neden reyting rekorları kırıyor sanıyorsunuz? Magazin satıyor çünkü; taktik dediğin şey bu coğrafyada sadece masallarda var. Bir gece önce uykusuz kalıp El Clasico izlemişiz; Real-Barca derbisinde bile o akıl almaz taktik defterleri rafa kalkmış, arkaya yaslanan, iki pozisyonu koklayıp golü bulan ipi göğüslemiş. Bizde ise işin boyutu saha içine inmeden önce santra yuvarlağında gerginlikle başlıyor.

Fenerbahçe’nin sahaya sürdüğü o maç başı motivasyon toplantısı, aslında birazdan kopacak fırtınanın, o kronik gerginliğin müjdecisi gibiydi sanki. Daha 16. saniyede saha adeta bir savaş alanına döndü; Lukaku ile Abdülkerim birbirinin boğazına sarıldı. Fenerbahçe aşırı, hatta dozu kaçmış bir sertlikle başladı mesaiye. Top oynamaya........

© T24