Akıllı ve sabırlı futbol günlerine merhaba!
Diğer
08 Şubat 2026
"Kazanan her zaman haklıdır" derler; evet, skor tabelası yazılıyken kalem genellikle kazananın elindedir. Ancak Galatasaray’ın Rize deplasmanından çıkardığı 3 puan, bizlere ilk yarısı ve ikinci yarısı arasında siyahla beyaz kadar fark olan bir 90 dakika sundu.
Maça beklenen reaksiyonu veremeden başlayan bir Galatasaray izledik. Barış Alper Yılmaz’ın o "buruk" golüyle öne geçilse de, sahadaki görüntü pek de güven verici değildi. Barış’ın sevinç gösterisi yapmamasının altındaki duygusal plana sonra döneriz ama saha içine odaklandığımızda karşımıza şaşırtıcı bir veri çıkıyor: Bir Anadolu takımının Galatasaray kalesini bu kadar kolay tehdit etmesi normalleştirilemez. İlk yarıda Rizespor tam 13 şut attı. Bu istatistiği sadece "konsantrasyon kaybı" ile açıklayamayız.
Yunus Akgün’ün 10 numara pozisyonundaki yabancılığı ve orta sahada Lemina gibi bir süpürücünün eksikliği, Sanchez ve Abdülkerim’in savunma defolarını gün yüzüne çıkardı. Ancak ikinci devrede soyunma odasından bambaşka bir Galatasaray çıktı. Büyük takım refleksi tam olarak budur: Rakibe nefes aldırmayan, en iyi bildiği işi yani ön alan baskısını kusursuz uygulayan bir makine düzeni... Bu........
