menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Macaristan’da sağ popülistlerin ikonu Orban kaybetti, Türkiye’de yargı baskısı altındaki muhalefet ‘ara seçim’ talebiyle iktidarı zorluyor

68 0
13.04.2026

Uzun süredir ve dün gün boyu Macaristan’daki seçimlerle ilgili gelişmeleri izliyorum. Yüzde 78 gibi hayli yüksek bir katılımla Trump destekli otokrat Orban 16 yıl sonra iktidarını kaybetti. (Yazıyı teslim ederken muhalefet yüzde 10’luk bir fark yakalamıştı. Ayrıca üçte ikilik Meclis çoğunluğu da muhalefetin oldu.) Mevcut iktidar partisi Fidesz’te uzun süre görev alan, sonradan hükümetten istifa eden Adalet Bakanı’nın eski eşi Peter Magyar, kurduğu Tisza Partisi ile kazandı. Magyar Avrupa Birliği-NATO  ile iyi ilişkiler ve yolsuzlukla mücadelenin önceliği olacağını söylemişti. Magyar seçim süreci boyunca sadece seçimleri kazanmak değil yargı bağımsızlığından medyanın baskıdan çıkacağı anayasal değişikliklerin de yapılabilmesi için üçte ikilik çoğunluğa ihtiyaç duyduğunu da anlatmıştı.

Macaristan’daki seçimler neden önemli? Birkaç boyutu var. Birincisi sağ popülist bir otokrat olan Orban’ın kaybedişi sadece o ülkeyi ilgilendirmiyor. Çünkü Orban’ın yönetimi uzun süre ‘dünyadaki sağ popülistlere’ kılavuzluk yaptı. Doktorasını Orban’ın partisi üzerine yazan İlteriş Ergün’ün yazısı buna son derece iyi bir yanıt veriyor: 

"Seçimlerin öneminin kaynağında Viktor Orban’ın siyasi kişiliği var. Orban, ABD’den Hindistan’a, İsrail’den Avrupa’ya küresel sağ siyasetin lideri olarak görülüyor. Orban’ın Macaristan’ı 2008 ekonomik krizi sonrası dünyada yayılan milliyetçi-popülist-nativist dalganın model ülkesi haline geldi. Ülkeyi, ABD’de post-liberalizm olarak adlandırılan, Avrupa’da ise milli-muhafazakarlık olarak yaygınlaşan yeni sağ ideolojinin anavatanı yaptı.

Yürütmenin üstünlüğüne dayalı otoriter bir anayasal düzen inşa eden, yargı denetiminin ulusal güvenlik........

© T24