menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Lügatlarından d,e,m,o,k,r,a,s,i gibi harfleri çıkaran TÜSİAD’cılara felsefeci Kuçuradi’nin bir cümlesini öneriyorum…

42 0
19.06.2026

Taksim’de TÜSİAD toplantısının yapılacağı otele doğru yürüyorum. Dünyanın en önemli meydanlarından biri olan bu alanın ‘adeta sıradan şehir mobilyası haline gelen unsurları’ her zamanki gibi sağa sola yerleşmiş: Üzerinde polis yazan  bariyerler… Neden, ne zaman, ne için konulacağı, nereyi kesip, insanları nereye doğru zorunlu olarak yönlendireceği belli olmayan bu gri çelikler içinde yaşadığımız düzenin de bir tarifi aslında. Bırakın itiraz etmeyi neredeyse olağan karşılanmaya başlandı bu durum. Özgürce yürümenin bile aranır olduğu günler. TÜSİAD’ın daha önceki Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Ömer Aras ile ilk kez dinleyeceğim yeni başkan Ozan Diren’in konuşmalarını dinlemeye bu ruh hali ile gidiyorum.

Bundan bir sene önce, 13 Şubat 2025’te izlediğim bir toplantılarında ‘demokrasi ve hukuk çağrısı’ yapmışlar, eleştiride bulunmuşlardı hem Aras hem o dönemki başkan Orhan Turan. Şu paragraf o gün Ömer Aras’ın konuşmasından: 

"Son haftalarda politik hayatta da olağanüstü olaylar yaşıyoruz. Seçilmiş belediye başkanları görevden alınıyor yerlerine kayyum atanıyor. Bir siyasi parti lideri hakkında önce soruşturma başlatılıyor sonra farklı bir nedenle tutuklanıyor. Birçok sanatçının menajerliğini yapan bir iş kadını hakkında önce soruşturma başlatılıyor sonra farklı bir nedenle tutuklanıyor. Bir büyükşehir belediye başkanı hakkında, yaptığı konuşmalar nedeniyle basın toplantısından dakikalar sonra soruşturmalar açılıyor. Bilir kişi görüşmesini yayınlayan gazeteciler göz altına alınıyor, genel yayın yönetmeni tutuklanıyor. Yeni mezun teğmenler ordudan ihraç ediliyor.  Bu olaylarda suç vardır yoktur diyemeyiz. Ancak çok kısa sürede arka arkaya gelen bu olayların toplumda endişe yarattığını ve güveni sarstığını söyleyebiliriz. Ayrıca tutukluluğun istisna değil kural haline gelmesi gibi kangrenleşmiş bir sorunun kanunlar değişse de çözülmediğini görüyoruz." 

Bu konuşmadan bir ay sonra Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanacağı günler gelecekti. Ardından son günlerde en çok konuştuğumuz ‘mutlak butlan’ süreci başlamıştı.

TÜSİAD’ın  o günkü başkanı Başkanı Orhan Turan ‘kimin yüzü gülüyor’ diye bitirdiği aynı toplantıdaki konuşmasında "yeni yasal düzenlemelerle, kamu görevlilerinin Devlet Denetleme Kurulu tarafından görevden alınmasının ve TMSF'nin şirketlere kayyum olarak atanmasının mümkün olduğunu" savunmuştu. Geçen hafta son olarak tavuk şirketlerine kayyum atanması da o günden bugüne bir bakışı anlatıyordu. Her iki isme de iki gün içinde dava açıldı, ikisine de  'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' gerekçesiyle 1 yıl 3 ay 18'er gün hapis cezası verildi.

O günden bu yana zaten ne TÜSİAD ne herhangi bir iş insanı ‘içeriye dair’ bir şey söyledi. İzlediğim son toplantıda Ömer Aras da Ozan Diren de ‘dünyayı’ merkez alan’ Türkiye konuştuklarında özellikle kimi harflerden........

© T24