Yılmaz Özdil... “Ehem mühim’me müreccahtır”
Yılmaz Özdil bence ülkenin en çalışkan ve başarılı köşe yazarlarından biri. Tam çekirdekten yetişmiş gazeteci. Özellikle YouTube’daki TV programlarını özleyerek bekliyorum. Müthiş analizler yapıyor. Kimine göre büyük bir araştırma ekibi ile çalışıyor. Bence hiç mahsur yok; daha iyi; söylediklerini, yazdıklarını kontrol imkânı buluyordur.
10 Ekim 2014 tarihinden itibaren Sözcü gazetesinde 9 yıl köşe yazarlığı yapmış ve Sözcü TV'nin 2023’te kuruluşunda genel yayın yönetmenliği yapmış; ancak; bir yıl içinde 2024’te Sözcü “grubundaki” tüm görevlerinden istifa etmiş.
2025 sonunda grup içinde tekrar aynı görevlere, bu defa daha yüksek bir yetki ile tekrar transfer olmuş. Ancak bu defa 4 ay içinde, birkaç hafta önce yine istifa etmiş.
İyi gazeteci, başarısız “yönetici” deniliyor. Bu manada bir “başarı” tarifi yapmak epey zor. Bizimki gibi kapitalist (sermayedar odaklı yönetim) sisteminin uygulandığı kurumlarda “patron her zaman haklıdır;” yani bazen, hatta bazen sık sık, “evrensel doğrular” ile “patronun doğruları” aynı olmayabilir. Bu durumda uygulama durumunda olan yöneticinin “başarılı mı? başarısız mı?” olduğunu söylemek mümkün değildir. “Evrensel doğru” tarifi bile mümkün olmaz.
YouTube konuşmalarının birinde bu durumu anlattı ve kendisinin “tarafsız gazeteci” kimliğini korumak için istifa ettiğini, (zimnen;) CHP ve Başkanı Özgür Özel için yarattığı “olumsuz” havanın bu tarafsızlık çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir dedi. Söylediklerine, “guguk kuşu” benzetmesine bile ben de katılıyorum. Şimdi yazı konumuza ara verip farklı bir konu yazacağım.
4 gün önce 18 yaşında bir çocuk, babasının 5 adet tabancasını alıp bir okulda 9 kişiyi öldürdü. Kısa bir süre önce benzer bir olay ile 3 kişi öldürülmüştü. Son yıllarda okullarda ve dışarıda “genç suçlu” çoğaldı. Uyuşturucu ticareti de ilkokulların önüne kadar vardı.
Trafikte ise kan gövdeyi götürüyor; devlet, trafikte kavga edenlere şaşırtıcı miktarda trafik cezası kesmeye başladı. İki vatandaş birbirinin ağzını burnunu kırıyor, devlet cebine 200.000 TL atıyor!
AKP’nin yönetime geldiği 2002 yılında ülkede 34.808 hükümlü (26.621’i tutuklu) varken; 2026 Nisanında, toplam 304.956 kapasiteli 403 adet hapishanede, kapasitenin çok üzerinde mahpus bulunması nedeniyle doluluk oranı 3,5’in üzerine çıkmış; mahpus dağılımı: 2 Mart 2026 verilerine göre 348.735 kişi hükümlü, 64.256 kişi ise tutuklu olarak cezaevlerinde yer almaktadır. Oysa, Şubat 2026 tarihli bazı raporlarda bu sayı 407.266 olarak açıklanmıştı; bir ayda 5.700 küsur mahkûm eklenmiş...
Yani “suç işleme” sayısı geometrik olarak artmış. Dünya suçlu sayısı listesinde;
1- ABD (350 milyon nüfus) 1.834.000 suçlu
2- Çin (1,7 milyar nüfus) 1.690.000
3- Brezilya (214 milyon) 909.000
4- Hindistan (1,5 milyar) 503.000
5- Rusya Fed. (143 milyon) 433.000
6- Türkiye (88 milyon)........
