Peter Prensibi, CHP, Zafer ve İYİ Parti…
Bu hafta epeyce yazacak siyasi konu var; ancak ben sadece bilgim olan konuları yazmaya gayret ediyorum.En revaçta olan konuların başında İstanbul savcısının Adalet Bakanı, Erzurum valisinin İçişleri Bakanı olması var.Bugün ülkede geçerli olan siyasi otorite öyle uygun görmüş; söylenecek bir şey yok. Zaten ben artık AKP yönetimindeki hükümetler konusunda bir şey yazmamaya gayret ediyorum. 2002’den beri çok iyi niyet ile yazıp, yanlış olduğunu gördüğüm ve uzman olduğum konuları ve onların bence doğrularını yazıyorum; üstelik, herhangi bir menfaat gözetilecek konular da değil. Bir özel isteğim de olmuyor. Ancak hiçbir şey fark etmiyor. Sanal medyadan işittiğim hakaretamiz sözler ve dostlardan gelen “aman dikkat içeri atarlar!” ikazları hariç. İçeri girmek tabii büyük sıkıntı; yakınlara verilen azap en büyük problem. Ancak bunlar beni korkutmuyor; 82’nci baharımdan sonra bir de o dünyayı yaşarım diyorum.
Onun için iktidara yakın gördüğüm (belki de hüsnükuruntum!/Safiyane iyiye yorma.) siyasi partilere (CHP, ZAFER, İYİ Parti) hitap etmeye çalışıyorum.
Ancak tabii olarak devleti temsil eden kişilerin davranış ve söylediklerini ciddiye alıyor; bir mana çıkarmaya çalışıyorum.
Mesela; İçişleri Bakanı olan vali’ye HayFed - Hayvan Haklarını Koruma Federasyonu Başkanı Sn. Nihal Kasa soruyor;
“Erzurum’da tüm hayvanları topladık, sayıyı sıfırladık.” dediniz. Erzurum ili genelinde toplamda 1700 hayvan kapasiteli barınaklar olduğunu ifade ettiniz. İçişleri Bakanlığı müfettiş raporuna göre Erzurum’da 11.659 köpek vardı. Bu sayılara göre 9959 köpek nerede??? Valiliğin katı atık toplama merkezinde köpek ölüsü dolu; tabii ölüm diyorsunuz?? Nereden anladınız?? Otopsi mi yaptırdınız?”
Adalet Bakanı Akın ise yaptığı ilk konuşmada; “Hâkimler ve Savcılar Kurulu yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının teminatı olan önemli kurumlardan biridir. Bu bilinçle liyakat, ehliyet ve mesleki yeterliliği esas alan şeffaf, öngörülebilir yönetim anlayışını kararlılıkla sürdürüleceğiz.” dedi.
Kimilerine göre “şuur altlarında, yapılmaması gerekeni yapmaya niyetleri olan kimseler” farkında olmadan “onları yapmayacaklarını” söylerlermiş;
Demek ki başta İBB davaları, sonra da muhtemel(!) benzerleri(!) “liyakatli hâkimlere verilecek.” Türkçemizde liyakat “layık olma, uygunluk.” demek…
Bizim milletin büyük problemlerinden biri de bilir bilmez her konuda “ahkâm kesen” kimseler.
Hani AKP’nin atadığı rektör -hem de profesör-; tarif ediyordu ya; “Ben cahil halkın ferasetine güvenirim!” diye; bu tipler… Bunlar arasında gazeteciler, yorumcular, köşe yazarları bile epeyce var.
Bu kimseler, Keçiören Belediye Başkanının CHP’den istifa etmesini ve bunun üzerine ortaya çıkan durumu anlatan Özgür Özel’i kritik ederek; “Nereden buldunuz bunu!” diyorlar.
Bu........
