menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Denge toplarının öyküsü

17 0
24.05.2026

Efendim, bakmayın yazımın başlığında güncel ve politik esprili bir görsel olduğuna! Bazı şeyler ülkemizde o kadar alenen yaşanıyor ki piyon topların kimin için hareket ettiğini bilsek de çoğu zaman istem dışı olarak kaderimizi yaşamaya sürükleniyoruz. Ama ben sizi  bu kez de sıkıntılı gündemden bir anlık da olsa uzaklaştırıp “koleksiyoncu gözüyle” günlük yaşamımızda yeri olan "küçük bir şeyin" arkasındaki derinlikli öyküyü, yüzyıllar boyunca süren büyük çabayı anlatacağım.

Bildiğiniz gibi, promosyon olarak dağıtılan, hediye hatta oyuncak alırken bile elimizin uzandığı “denge topları” genelde 5 ya da daha fazla sayıda aynı kütleye sahip metal top kullanılarak iki tarafından ipe asılı olarak imal ediliyor.

Yazının başlığında denge topları olarak belirtsem de Dünyanın her yerinde Sir Isaac Newton'ın adını taşıyacak şekilde -genellikle- Newton beşiği, Newton sarkacı ya da Newton topları olarak bilinen bu düzeneğin ardında bilimsel evrimin oluşmasına katkı vermiş çok sayıda düşünürün katkısı ve Newton tarafından yasalaştırılan kinetik enerjinin işleyiş prensipleri var.  

Mekânlarımızı süsleyen “Newton Beşiği"

Düzeneğin tarihsel arka planına geçmeden önce kısaca hatırlatmak gerekirse sistemi düz bir hat üzerinde asılı duran birbirine eşit kütleli toplardan oluşan bir tasarım olarak tanımlayabiliriz. Uçtaki özdeş metal toplardan birini çekip serbest bıraktığınızda o top hareketsiz duran önündeki topa çarpıyor ve oluşan itme kuvveti sırayla topları geçip en sondaki topun aynı açıda ileri doğru hareket etmesini sağlıyor. Yani sağ ya da sol uçtaki bir top kaldırılıp bırakıldığında, bir sonrakine çarpıyor, momentum sabit duran toplar aracılığıyla en uçtaki topa aktarıldığında bu top da dışarı doğru sallanıyor. Ardından o da geri hareketle arkasındakine çarpıyor ve sürecin ters yönde tekrarlanmasını sağlıyor.

Denge düzeneğinin ardında yüzyıllar süren bilimsel uğraş ve bir fizik gösterisi var

İlginçtir, dengede hareketsiz dururken herhangi bir taraftan iki ya da daha fazla sayıda top bırakıldığında da diğer taraftan da aynı sayıda top yaklaşık olarak aynı yüksekliğe çıkıyor ve bu da çarpışmanın hızla doğrudan ilişkili olduğu gösteriyor.

Ben bu çalışmada –anlayabildiğim kadarıyla- Newton'un yasalarını belirlediği fizik kanunlarına katkı veren isimleri tarihsel bir süreç içinde ele alıp bilimsel evrimin küçük katkılarla büyüyerek nihai hedefine ulaştığını anlatmaya çalışacağım. Doğanın yasalarını anlama yolunda hiçbir zaman bitmeyecek bu çabanın çorbaya atılan tuz taneleri misali görünmez olsa da birleştiğinde büyüyen dev adımlar olduğunu -en azından kendime- bir kez daha hatırlatmak arzusundayım. 

Aristo’nun görüşleri Orta Çağ boyunca etkili olmuş

Günün birinde aksi ispat edilse de bilim doğruları yanlışlayarak ilerliyor ve yanlış tezler doğrularını bulmak isteyenlere yeni düşünce alanları açıyor. İşte bu itibarla bugün için görüşlerinin çoğu yanlışlanmış olsa da hareket üzerine ilk sistematik fikirleri Aristo ortaya koymuş; konunun tartışılmasını sağlamış.

Aristo’nun matematikten çok mantıksal yoldan açıklamaya çalıştığı, gündelik gözlem yoluyla belirlediği görüşleri -bugün yanlış olduğunu bilsek de- tam 2000 yıl boyunca çok etkili olmuş ve geliştirdiği fizik Orta Çağ boyunca otorite kabul edilmiş.

Aristo’nun mantıksal gözlem yollu görüşleri 2000 yıl boyunca etkili olmuş; Orta Çağ sonuna kadar otorite kabul edilmiş

Aristo her hareketin bir nedeni olduğuna inanıyor, “kuvvet yoksa hareket durur” diye düşünüyormuş. Bu görüş yüzyıllar sonra Newton fiziğinde kuvvet hareketi sürdürmek için değil hareketi değiştirmek için gerekir, olarak belirlenmiş.

İbn Sina Newton fiziğinin oluşmasına kapı açmış

Batı’nın Avicenna olarak bildiği Ibn Sina “hareket” konusunda Aristo’nun fikirlerini tamamen kabul etmemiş; günümüzün modern eylemsizlik düşüncesine yaklaşan görüşler geliştirmiş. Gelecek kuşaklarda gerçeği arayanlara en önemli katkısı “meyl” kavramı olmuş; hareket eden cismin “meyl”........

© T24