menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Antik Yunan’dan Sanayi Devrimi'ne dolandırıcılığın öyküsü

37 0
04.10.2026

Basit bir anlatımla dolandırıcılık bir kişi ya da kuruluşun haksız mali avantaj elde etmek ya da karşı tarafa sosyal bir zarar vererek haklarını engellemeye dönük dürüst olmayan eylemleri ifade eden aldatmalar bütünü. Teknik olarak bir eylemin dolandırıcılık sayılabilmesi için failin yaptığı işlemin, ileri sürdüğü iddianın yanlış ya da değiştirilmiş olduğunun farkında olması ve ekonomik bir çıkar elde etmek amacıyla karşı tarafı aldatma niyeti taşıması gerekiyor. 

Dolandırıcılık kişinin ya da tüzel kişiliğin para veya malını haksız şekilde almak için gizlilik ya da zor kullanmayı gerektirmeden gerçeklerin kasıtlı olarak yanlış beyan edilmesi yönüyle yapıldığı için hırsızlıktan ayrılıyor. 

İlk dolandırıcılık vakaları 

Antik Mısırlılar 5.000 yıl önce inşaat, savaş ve toplumsal düzeni sağlamak gibi faaliyetleri finanse etmek için vergi sistemini icat ettiğinde yönetim erkini elinde bulunduran azınlık kendi üretimlerinden kaynaklanmayan ciddi bir varlıkla karşılaşmış. 

Bu yıllardan kalma kayıtlara göre, eski Mısır Halkının “Şemsu Ho” festivalini kutladığı sırada Firavun tarafından görevlendirilen insanlar tüm krallığı dolaşarak halkın sahip olduğu hayvanlardan, hasattan vergi toplaması sırasında yetkililer daha fazla tahıl toplamak için terazileri ağırlaştırırken insanlar da tahıl çuvallarına taş koyarak daha ağır gelmesini sağlıyormuş. 

MÖ 1300'e gelindiğinde, Firavun Horemheb dolandırıcılardan o kadar bıkmış ki haksızlık yapanların, vergiden kaçanların burnunun kesilerek sürgün edilmesi yolunda bir yasa çıkarmış.

İlk dolandırıcılar 

Tarih sayfalarında dolandırıcılığın kişiselleştirilmiş ilk örneğinin öyküsü MÖ 3. yüzyıla kadar uzanmakta! Bundan tam 2300 yıl önce Antik Yunan’da 2 deniz tüccarı, haksız kazançla zenginleşmek amacıyla bir plan yapmış ve o yıllarda kamuda herhangi bir aksiliğe karşı "bottomry" ismiyle yaygın olarak uygulanan bir çeşit ödünç para veren, güvence sağlayan sistemden kredi almış. Bu sistemde kargo güvenli bir şekilde teslim edildikten sonra alınan borç para faiziyle birlikte geri ödeniyor, ödenmezse gemi ve içindeki kargoya el konuyormuş. 

Hegestratos ve Zenosthemis isimli öncü dolandırıcılar gemilerinin yükünü başka bir yere boşalttıktan sonra borç olarak aldıkları paranın tamamını elde edebilmek için boş teknelerini kasten batırmaya karar vermişler ama planlarını gerçekleştirirken suçüstü yakalanmışlar. Hegestratos kaçmaya çalışırken denize düşmüş ve boğularak hayatını kaybetmiş; Zenosthemis ise Atina mahkemelerinde hukuk önünde hesap vermek zorunda kalmış. 

Hegestratos ile Zenosthemis’in yüzyıllar öncesinden gelen bu fesat düşüncesi günümüzde bile sık karşılaşılan sigorta dolandırıcılığının ilk örneğini oluşturmuş.

Ülkelerini satmaya çalışan dolandırıcılar 

Bilinen ilk sigorta dolandırıcılığı vakasından yaklaşık 500 yıl sonra, kayıtlara geçen ilk finansal sahtecilik MS 193’te "Beş İmparator Yılı" olarak bilinen dönemde Antik Roma'da gerçekleşmiş. 

İmparator Perinax, Praetorian Muhafızları olarak bilinen kendi özel-seçkin asker birliği tarafından suikasta uğramış ve ardından Roma İmparatorluğu muhafızlar tarafından en yüksek teklifi verene satılmış. İmparatorluğu her askere 250 altın para teklif eden hırslı senatör Didius Julianus satın almış ama ülke yönetiminin parayla satılabilen bir şey olmadığı kısa sürede anlaşılmış; Julianus'un saltanatı sadece 66 gün sürmüş. 

Tahta çıkan General Septimius Severus iktidarı ele geçirerek yeni ve güçlü bir imparatorluk hanedanı kurmuş ve ihanet eden Praetorian Muhafız Birliği'nin başına kendi güvendiği adamlarını koyarak sahtekârları tasfiye etmiş.

Orta Çağ’da dolandırıcılık kılavuzu 

13.Yüzyıl İngiltere'sinde insanların nerede yaşayacağına, nasıl çalışacağına ve kiminle evlenebileceğine karar verme gücüne sahip toprak sahibi-malikâne lordlarına ait köylerde yaşamak ve işledikleri toprağın hasadından ciddi bir vergi vermek zorunda olan köylüler arasında daha az vermenin yollarını arayanlar, vergi tahsildarlarını-icra memurlarını sistematik olarak kandırmaya çalışanlar olmuş.

1260'larda, Wight Adası'nda yaşayan Robert Carpenter isimli bir çiftçi köylülerin, çobanların ve kâhyaların vergiden nasıl kaçınabileceklerine dair yöntemler kaleme almış.  

Bunlardan........

© T24