menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İlk ve Son dizisinin yönetmeni Devrim Yalçın: Günümüz ilişkilerinde kimse ilişkiyi taşıyacak kadar cesur değil

19 0
15.02.2026

DiğerEkonomiTüm HaberlerBasında BugünHava DurumuDövizGaleriKonularMizah DergileriBir Bakışta BugünKitap24

İlk ve Son dizisinin yönetmeni Devrim Yalçın: Günümüz ilişkilerinde kimse ilişkiyi taşıyacak kadar cesur değil

Ekranların birbirinden klişe ve gerçek hayatla çok az örtüşen aşk hikayeleri arasında yüzümüze soğuk su gibi çarpan, HBO’nun İlk ve Son dizisinin üçüncü sezonu oldu. Timuçin Esen ve Bergüzar Korel’in başrolde olduğu sezonun yeni bölümlerini her hafta heyecanla beklerken dizinin yönetmeni Devrim Yalçın’la konuştuk

Aşka dair muazzam hikayelerle dolu bir coğrafyadan gelsek de nedense ekranlarda hep aynı aşk klişelerine sıkışmış işler izliyoruz. Kendimiz gibi, arkadaşımız, kardeşimiz, komşumuz gibi göreceğimiz karakterler artık neredeyse hiç yok dizilerde. Her sezonunda farklı oyuncuların canlandırdığı farklı çiftlerin aşk hikayelerini anlatan HBO Original imzalı İlk ve Son, bu kısır döngüyü üçüncü sezonunda kırdı. Sadece bunu değil; aşkın, özlemin, tutkunun, aşk acısının 20’li ya da erken 30’lu yaşlara özgü bir şey gibi anlatılması klişesinin de ötesine geçti. Timuçin Esen ve Bergüzar Korel tarafından canlandırılan bir çiftin mutsuz biten ilk evliliklerinin ardından tanışmaları, yaşla ve hayatla gelen sorumlulukları ve ağır çantaları birlikte sırtlayarak aşık olmalarını ve o aşkın parçalara ayrılışını, tükenişini görüyoruz dizide. Henüz 3 bölüm yayınlandığı için o aşk gerçekten tükendi mi yoksa yabancı bir yapımda olabileceği gibi, libidonun yeniden yükselebileceği, araya giren 3. kişilerin “hayattan geçenler” sayılabileceği ama gerçek kahramanların yine birbirini seçeceği bir yere döner mi bilmiyoruz… Sadece o çok tanıdık içinden çıkılmazlık, istenmeme hissinin verdiği ağırlık, geçen yılların bir kaya gibi üstüne düşüşü ve çıkmaz var ortada. Sorunlu bir eski eş, küçük bir oğlu olan “çocuğubüyürkenkendisibüyümeyenbaba” ve enerji dolu, hiç çocuk yapmamış ama çocuklarla iyi iletişim kurabilen bir kadının 90’lardan bugüne uzanan 10 yıllık aşk hikayesi İlk ve Son üçüncü sezon.

Biz sindire sindire izlemeye, onlarla birlikte sigara yakıp şarap açmamaya çalışırken dizinin yönetmeni Devrim Yalçın, dördüncü sezon için çalışmalara başlamış bile.

- HBO Original İlk ve Son, Türkiye’de aşkı çözümleyen, diyaloğa dayalı nadir işlerden biri oldu ve çok sevildi. Oysa romantikten ziyade travma tetikleyici diyebileceğimiz hikayeler. Nedir sizce bu hikayelerin bu kadar sevilmesinin sırrı?

Çünkü izleyici ekranda “olmak istediği aşkı” değil, “yaşadığı aşkı” gördü. Travma tetikleyici denmesinin sebebi de bu. Hikayeler idealize edilmiş romantizm sunmuyor; bastırılmış öfkeyi, kaçınılan yüzleşmeleri, susarak büyüyen mesafeleri gösteriyor. İnsanlar bunu izlerken karakterleri değil, kendi geçmiş ilişkilerini hatırlıyor. Sevmenin değil, sürdürememenin anatomisini anlatması diziyi güçlü kıldı. Aşkı bir kurtuluş hikâyesi olarak anlatmadık. Aşk bizim için karakterlerin yaralarının en net ortaya çıktığı alan oldu.

- 3. sezonda Güneş ve Serkan'ın hikayesini anlatırken ilk iki sezondan farklı olarak ne gibi yaklaşımlar benimsediniz? Orta yaş aşkının gençlik aşkından görsel dilde nasıl bir ayrışması oldu?

Gençlik aşkında kamera daha dürtüsel, daha hareketli ve romantikti. Orta yaşta ise bilinçli olarak daha sabit, daha mesafeli bir dil kurduk. Çerçeveler daha daraldı, boşluklar arttı. Renk paleti zaman ilerledikçe sıcak tonlardan daha soluk, daha nötr tonlara evrildi. Çünkü orta yaş aşkı heyecandan çok yorgunlukla, beklentiyle ve hayal........

© T24