Zihni uyandırmak: Nawāl al-Saʿdāwī ile eğitim, isyan ve umut
Diğer
08 Ağustos 2025
Nawāl al-Saʿdāwī’
"Yaratıcı gücümüzü hayatın erken yıllarında kötü eğitim, baskı ve güçlü politik-dini tabular nedeniyle kaybederiz. Öğrencilerime yaratıcılığı öğretmiyorum; ama yaptığım şey, eğitimin onlara yaptıklarını geri almak ve baskı ile korkunun yaratıcılıklarını nasıl boğduğunu ortaya koymaktır." (Nawāl al-Saʿdāwī, 2016: 163)
Eğitim endüstrisinde çalışan biri olarak Nawāl al-Saʿdāwī’nin bu sözlerini birkaç kez okudum. Bilmediğim şeyler değildi söyledikleri. Fakat bildiğimizi düşündüğümüz şeylerle karşılaşmak bazen sıkıcı da olabilir değil mi? Nawāl al-Saʿdāwī’nin yaşamı, eserleri ve duruşuysa beni içine çekmeye devam etti.
Nawāl al-Saʿdāwī, doğuştan yaratıcı ve muhalif bir varlık olduğumuza inanıyor ancak bu niteliğimizin aile, okul ve toplum tarafından zamanla bastırıldığını savunuyor.
Küçükken dansçı olmak istemiş, bedenini ifade aracı olarak kullanmayı hayal etmiş. Fakat içinde bulunduğu koşullar nedeniyle daha erişilebilir bir alan olan yazıya yönelmiş.
Tıp eğitimi almış, 1955’te Kahire Üniversitesi’nden mezun olmuş. Sağlık Bakanlığı’na bağlı Sağlık Eğitimi Dairesi’nin Genel Müdürlüğünü yürütmüş. Bu görevleri sırasında kadınların ve yoksulların yaşadığı adaletsizlikleri gözlemleyip yazmış.
Çocukluk yıllarında feminizm olarak adlandırmasa da tanık olduğu adaletsizliklere tepki vermeyi sürdürürmüş. Zaten hangimiz çocukken "Durun, şimdi ben size bir feminist tepki vereyim" dedik ki? Misal, babasının yerine annesinin adını defterine yazdığı için öğretmeni tarafından uyarıldığında sorgulamış bunun nedenini.
Kadın sünneti deneyimi de var. Ona göre, sadece fiziksel değil, psikolojik ve aile içindeki baskılarla tüm kadınlar bu patriyarkal sistemde türlü şekillerde sünnet ediliyor.
Nawāl al-Saʿdāwī, kitapları nedeniyle mahkemeler, hapis, sürgün ve ölüm tehditleriyle karşılaşmıştır.
Hapishanede siyasi mahkûmların yazı yazması engelleniyordu hatta bu sebeple tuvalet kağıdı bile verilmiyordu. Buna rağmen Nawāl al-Saʿdāwī, bir seks işçisinin verdiği göz kalemi ve bir katilin sağladığı tuvalet kağıtlarını kullanarak hapishanede de yazmaya devam etti.
1988’de isminin Mısır’da........
© T24
