menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kutup ışıklarının büyülü dansı

28 0
25.01.2026

Diğer

T24 Haftalık Yazarı

25 Ocak 2026

Kutup ışıkları, özellikle kuzey ve güney yarımküre çevresinde gözlemlenen doğal bir ışık gösterisidir. Işıklar hareket eder, şekil ve renk değiştirirler.

Gökyüzünde yanıp sönen yeşil, kırmızı ve mor ışıkların bu büyülü dansı, çağlar boyunca efsanelere ilham kaynağı olmuş. Kuzey Işıklarına daha yakın olan Vikingler bu ışıkları tanrıların yeryüzündeki yansımaları olarak görürken diğer İskandinav halkları onlara korkutucu anlamlar yüklemişler.

1619'da İtalyan bilim insanı Galileo Galilei, kuzey ışıklarına "kuzeyden gelen gün doğumu renkleri" anlamına gelen “Aurora Borealis” adını Verdi. Ancak bu gizemli ışık gösterisine bir açıklama getiremedi. Daha sonra güney ışıklarına da “Aurora Australis” denildi.

Aurora, Roma mitolojisinde şafak tanrıçasıdır; Güneş tanrısı Sol ve Ay tanrıçası Luna'nın kız kardeşi olan Aurora’nın her sabah gün doğarken bu ışıklar aracılığıyla kardeşlerini uyandırdığına inanılır.

Bu büyülü ışıkların görüldüğü kutup bölgeleri 1900’lerin başına gelindiğinde henüz keşfedilmemişti ve bu bölgeler en az ışıklar kadar gizemliydi.

Norveçli kaşif Roald Amundsen Dünya üzerinde keşfedilmemiş bu kutup bölgelerden birine ilk ulaşan kaşif olmak istiyordu ve önceliği Kuzey Kutbu'na vermişti. Ancak 1909'da Matthew Henson ve Robert Peary’nin oraya ulaşıp Amerikan bayrağını dikmesi üzerine Amundsen gözünü Güney Kutbu’na çevirdi.

Amundsen 1910 yılında Güney Kutbu için hazırlıklarını tamamladığında İngiliz kaptan Robert Falcon Scott’un da harekete geçtiğini öğrendi.

Scott daha önce 1902'de bu kıtayı fethetmeye çalışmıştı, ancak sağlık sorunları ve elverişsiz hava koşulları nedeniyle geri dönmek zorunda kalmıştı. Bu kez 15 Haziran 1910'da Galler'in Cardiff limanından yola çıktı .

Amundsen ise bundan iki ay sonra 9 Ağustos 1910'da Norveç'ten yola çıktı ve bu iki hırslı kaşif arasında alışılmadık derecede şiddetli hava koşulları altında kıyasıya bir rekabet başladı.

Bu yarışta şans Amundsen’in yanındaydı; zorlu bir yolculuk sonrasında 14 Aralık'ta Güney Kutbu'na ulaşarak Norveç bayrağını kutba dikti.

Scott ve ekibi 35 gün sonra hedefe ulaşabildiler ancak geş kalmışlardı. Dönüş yolunda biraz motivasyonsuzluk daha çok da açlık, susuzluk ve aşırı soğuğa dayanamayarak hayatlarını kaybettiler. Bir sonraki konaklama yerinden yalnızca 17 km uzaklıktaydılar. Cesetleri Kasım 1912'de bulundu.

Günümüzde Güney Kutbu, bu iki kaşifin anısına kurulmuş Amundsen-Scott Güney Kutbu İstasyonu'na ev........

© T24