Astroloji bilim midir?
Astroloji, günümüzde bilim tanımlaması içinde yer almıyor.
İnsanın evreni ve doğayı anlama ve keşfetme serüveninde uzun yıllar bilimle yol arkadaşlığı yapmış olan astroloji’nin bilim ile yolu rönesans sonrasında kesin olarak ayrılmıştır.
Biliyorsunuz, insan varlık bilincine eriştiği ilk andan itibaren sorularının yanıtlarını gökyüzünde aradı. Yaratıcılarını orada bulacağını hayal etti ve gördüğü her gök cismine bir tanrısını yerleştirdi. Geleceğinin ve varlık nedeninin sıkı bağlarla onlara bağlı olduğuna inandı. Ve onların hareketlerini inceleyerek anlam çıkarmaya ve bu yolla bilinmezlik duygusunu bastırmaya çalıştı.
Bu süreçte hem kehanet, hem de doğayı anlama ve yorumlama çizgisinde astroloji doğdu.
Her kralın bir, hatta daha fazla astroloğu olduğunu biliyoruz. Onlar, gökyüzüne bakarak o anı yorumluyor ve gelecekten haber veriyorlardı. Zaman içinde hüküm sürenin baş yardımcıları ve yönlendiricileri oldular.
Astrolojinin kaynağı
Astrolojinin ortaya çıkışında asıl belirleyici unsur, çıplak gözle izlenebilen gök cisimlerinin hareketi ile Dünya üzerindeki yaşam arasında kurulan ilişkiydi.
Erken dönem insanı için yaşamın temel kaynağı olan Güneş gök cisimleri içinde en etkili olandı. Gece ve gündüz, mevsimler onun hareketi ile ortaya çıkıyordu ve canlı yaşam onun kontrolündeydi. Toprak onunla yeşeriyor, ürünlerin olgunlaşmasından hasadına kadar hepsini o sağlıyordu. Dünya uydusu Ay, gezegenimiz üzerinde etkili ikinci gök cismiydi ve okyanuslarda gelgitlerin baş aktörüydü. Güneş ve Ay tutulmaları ile gökyüzü kararıyor, muhtemelen bir şeylerin yanlış gittiğine işaret ediyordu.
Gezegenlerin ve yıldızların hizalanması ise başka bir işaretti; bize kim olduğumuzu ve geleceğimizi etkileyip etkilemediğini gösterirken belki de kaderimizi belirliyorlardı.
Astroloji içinde kahinliğe doğru kayarken beraberinde astronomiyi de........
