menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Önder Babat cinayeti ve karanlık: Bu dosyalar da araştırılacak mı?

15 0
02.05.2026

Adalet Bakanlığı bünyesinde Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı kuruldu.

Gülistan Doku dosyasında olana bitene bakıldığında, merkezden kuvvetli bir iradenin devreye girmesinin önemi anlaşılıyor. Bu nedenle daire başkanlığı kurulması bile tek başına önemli.

Ancak diğer taraftan bu daire başkanlığının kurulması, yargının, hele ki işlenen suçun odağında devlet adına yetki kullanan isimler varsa, nasıl hareket ettiği konusunda bir gösterge…

Olması gereken bağımsız yargının zaten bu konularda hiçbir çekince göstermeden, merkezden ayrıca bir talimat almadan, merkezin ayrı bir incelemesi gerekmeden harekete geçmesi. Ancak bu olmadığına göre, en azından kurulan daire başkanlığının, ayrımsız, politik görülen dosyalara da aynı titizlikle bakması temel beklenti.

* * *

Örneklerden biri…

AKP, uzun yıllar boyunca, "Bizim dönemimizde faili meçhul cinayetler bitti. Tek bir faili meçhul cinayet işlenmedi" diye övündü.

Elbette cinayetlerin görece azalmasının AKP ile değil konjonktürün değişmesi ile ilgisi var ancak savunulan bu söylem de doğru değil.

İktidara gelmelerinin hemen ardından işlenen Necip Hablemitoğlu cinayeti dosyasında yıllardır yaşanan rezaletler ortada.

Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi'nin sokak ortasında öldürülmesi dosyasında yaşananlar da…

Listeyi uzatmak mümkün.

* * *

O cinayetlerden biri 3 Mart 2004 günü, İstanbul’un orta yerinde işlendi.

Önder Babat, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi son sınıf öğrencisi, pırıl pırıl bir gençti. Politik duyarlılıkları vardı, kültür ve sanatla yakından ilgiliydi ve fakülteyi bitirdikten sonra mesleğinde çok başarılı olmak niyetindeydi.

Fakülte bünyesinde kurduğu "Hukuk Oyuncuları" tiyatro grubu ile klasik eserleri sahneye koyuyor, dergilere yazılar gönderiyor ve okulunu bitirmeye çalışıyordu.

Babat, 3 Mart 2004’te, iki arkadaşı ile İstiklal Caddesi'ni kesen İmam Adnan Sokak'ta yürüdüğü esnada, sokağın en kalabalık saatlerinden birinde, saat 19.00 sıralarında, aniden yere yığıldı. Arkadaşları, çevredekiler ne olduğunu anlamadı.

Düşüp kafasını mı çarpmıştı yoksa kafasına bir cisim mi atılmıştı, kimse asfalta sızan kanın nedenini anlamıyordu.

Hemen hastaneye kaldırıldı ancak çok geçti. Önder Babat, hayatını kaybetti.

Olay yerini inceleyen polis, Babat'ın yere düştüğü alanda, kanlı bir taş parçası gördü. Taşın başına düşmüş olabileceği belirtilerek, kriminal laboratuvarında incelenmesine karar verildi. Ve ilk andan itibaren basına Babat'ın başına yukarıdan düşen taş sonucu hayatını kaybettiği bilgisi servis edilmeye başlandı.

Ne arkadaşları ne çevredekiler bir ses duymuştu. Bu nedenle taş ihtimali çok da olanak dışı sayılmıyordu. Ancak gariplikler o aşamada başladı.

* * *

Avukatların ön otopsi raporunu alacakları gün, sıra sıra çevik polis getirilmiş, Adli Tıp önüne konuşlandırılmıştı. Siyasi bir cinayet ihtimali üzerinde güçlü bir biçimde durmayan arkadaşları ve avukatları bu görüntüye anlam veremedi.

Ancak otopsi raporu çıktığında, görüntüler anlam kazandı. Önder Babat, yukarıdan ateşlenen bir silahla öldürülmüştü. Kafasına hedef gözetilerek tek el ateş edilmişti.

Gariplikler de o aşamada başladı.

Taksim Polis Merkezi Amirliği, Beyoğlu Tabipliği'ne, "Birden bire yere düşerek fenalaştığı,........

© T24