X'in akış algoritması muhafazakâr içeriği destekliyor ve kullanıcıların siyasi görüşlerini değiştirebiliyor
Yeni bir akademik çalışma, X'in (eski adıyla Twitter) algoritmik "Sizin İçin" akışının yalnızca içeriği kişiselleştirmekle kalmadığını, aynı zamanda kullanıcıları zaman içinde daha muhafazakâr siyasi görüşlere yönlendirdiğini ve sürekli maruz kalma sonrasında ise önemli konulardaki tutumları değiştirdiğini ortaya koydu.
Nature dergisinde yayınlanan çalışma, yaklaşık 5 bin aktif ABD'li X kullanıcısını içeren rastgele bir saha deneyinime dayanıyor. Katılımcılar rastgele olarak iki zaman çizelgesi deneyiminden birine atandı:
Kullanıcının zaten takip ettiği hesaplardan gelen gönderileri, yayınlanma sırasına göre gösteren Kronolojik ("Takip Edilenler") akışı Tahmini etkileşim ve alaka düzeyine göre içerik ekleyen ve yeniden sıralayan, X'in öneri sistemi tarafından derlenen Algoritmik ("Sizin İçin") akışıAraştırmacılar, “Kronolojik” zaman çizelgesindeki kullanıcılara kıyasla, yedi hafta boyunca,"Sizin İçin" akışına maruz kalan kullanıcıların, daha muhafazakar siyasi görüşlere doğru ölçülebilir kaymalar gösterdiğini buldu. Farklılıklar en çok politika önceliklerinde, mesela; Donald Trump’la ilgili yasal süreçlere ilişkin algılarda veya Ukrayna'daki savaş da dahil olmak üzere dış politika konularına ilişkin görüşlerde belirgindi.
Daha önemlisi, algoritmanın etkisi, bazı kullanıcılar kronolojik akışlara geri döndürüldükten sonra bile devam etti; bu da, ilk olarak derlenmiş içeriğe maruz kalmanın, anlık öneri ortamının ötesinde tutumlar üzerinde kalıcı etkilere sahip olabileceğini gösteriyor.
Muhafazakâr içerik ve algoritmik öncelikler
Araştırmaya göre, algoritma, kronolojik zaman çizelgelerinde doğal olarak görüneceklerinden daha sık muhafazakar eğilimli gönderileri öne çıkarıyor gibi görünüyor. Bu, X'in algoritmik olarak derlenmiş akışında sağcı seslerin ve konuların görünürlüğünde bir artış olduğunu tespit eden başka araştırmalarla da örtüşüyor.
Yakın zamanda yapılan bir başka araştırma ise, algoritmanın zaman içinde kullanıcıları siyasi olarak yönlendirme eğiliminde olduğunu, ancak ideolojik gruplar arasındaki duygusal düşmanlık gibi genel kutuplaşma ölçütlerinin kısa vadede önemli ölçüde değişmediğini gösterdi.
Etkileşim ve maruz kalma mekaniği
"Sizin İçin" akışı, X'in mühendislik ekibinin açık kaynak kodlu bir girişiminden sonra artık kamuya açık olarak belgelenen makine öğrenimi modellerini kullanarak, beğeniler, yanıtlar ve retweetler gibi etkileşimler de dahil olmak üzere, tahmin edilen kullanıcı ilgisine dayalı olarak gönderileri önceliklendiriyor ve sıralıyor. X'in algoritmasının önceki sürümleri, xAI teknolojisinden türetilen modelleri kullanarak daha derin kişiselleştirmeye doğru ilerlemişti.
Algoritma, kullanıcının yakın çevresinin ötesinden içerik harmanladığı için, kullanıcılara kronolojik bir akışta hiç göremeyecekleri konulara ve bakış açılarına maruz bırakabiliyor. Bu bakış açısına bağlı olarak iyi veya kötü olarak değerlendirilebiliyor.
Sonuçlar, algoritmik etkinin siyasi söylem ve demokratik süreçler üzerindeki etkisine ilişkin devam eden tartışmalara bir öngörü sağlıyor. Eleştirmenler, algoritmik kişiselleştirmenin “yankı odaları” ve “seçici maruz kalma” etkileri yaratabileceği, belirli bakış açılarını diğerlerinden daha fazla güçlendirebileceği ve siyasi kutuplaşmaya ve ideolojik sapmaya katkıda bulunabileceği konusunda uyarıyor.
Algoritmik akışların savunucuları, kişiselleştirilmiş zaman çizelgelerinin ilgili ve ilgi çekici içerikleri ortaya çıkarabileceğini ve kullanıcıların çeşitli bakış açılarını keşfetmelerine yardımcı olabileceğini savunuyor. Bununla birlikte, bu çalışmanın gösterdiği siyasi etkilerin sürekliliği, sosyal medya ekosistemlerinin kamuoyunu büyük ölçekte nasıl şekillendirdiği konusunda soruları gündeme getiriyor.
Platform tartışmasındaki durum
Bu çalışma, çeşitli sosyal medya platformalarının yarattığı etkinin ve Elon Musk yönetimindeki X'in algoritmik şeffaflığı ve siyasi dinamikleri üzerindeki artan incelemelerin ortasında geliyor. Platform yakın zamanda öneri kodunun bazı bölümlerini açık kaynak haline getirerek, içerik küratörlüğünün nasıl çalıştığına dair bağımsız incelemelere olanak sağladı.
Düzenleyiciler, araştırmacılar ve sivil toplum grupları, daha fazla “Algoritmik Hesap Verebilirlik” için, sosyal medya platformlarına, baskı yapıyor ve öneri sistemlerinin yalnızca etkileşim ölçütleri için değil, aynı zamanda adalet, önyargı ve siyasi etki de dahil olmak üzere toplumsal etkileri için de değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor.
Anlayacağınız, sosyal medya platformları konusunda yeni bir dönemeç noktasındayız. İlk yıllarda ve hatta son 3-5 yıla kadar memnun-mesuttuk ama giderek artan karanlık noktalar görmeye başladık. Bir yandan para kazanmak için her türlü etik kuralı çiğneyen, vergi vermeyen, diğer yanda da insanları etkileme potansiyelini kötü yönde kullanmaya başladığı hissi veren bir ortama yöneldik. Bu noktada, platformlar ya daha şeffaf, kullanıcılarından yana ve tarafsız olmaya zorlanacaklar, ya buna uygun yeni sosyal medya nesli ortaya çıkacak ya da (pek sanmıyorum ama) sosyal medyasız bir hayatımız olmaya başlayacak. Tabii 1984 türü bir sosyal medyayı düşüncemden kovdum gitti.
