menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

AİHM reddi ve ret kararı

21 0
19.10.2026

Anayasa Mahkemesi iç hukukta “etkili” başvuru yoludur. Ancak bu niteliğini kaybetmek üzeredir. AİHM son kararında Osman Kavala’nın Anayasa Mahkemesi'ne yaptığı bireysel başvurularını değerlendirmiştir.

Osman Kavala’nın  9 Haziran 2022 tarihinde Anayasa Mahkemesi'ne yaptığı başvurunun konusu Kavala’nın İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 25 Nisan 2022’de mahkûmiyet hükmüyle birlikte verdiği tutuklama kararıdır. Osman Kavala Anayasa Mahkemesi'ne yaptığı bireysel başvuruda; tutukluluğunun devamını haklı kılacak yeterli gerekçelerin bulunmaması, uzun olan tutukluluk süresi nedeniyle Sözleşme’nin 5. maddesinin ihlal edildiğini ve 6. maddenin 1.fıkrası kapsamında hakkında yürütülen yargılamanın adil olmadığından yakınmış ve başvurusunun öncelikli olarak incelenmesini talep etmiştir.

15 Haziran 2022 tarihinde İkinci Bölüme gönderilen bu başvuru 22 Haziran 2022’de yazılı görüşlerini sunması için Adalet Bakanlığı'na göndermiş, Bakanlık 24 Ağustos 2022’de  görüşlerini sunmuştur. İkinci Bölüm, 12 Temmuz 2023’te dosyayı AYM Genel Kurulu'na göndermiş, başvuru 25 Temmuz 2023 tarihinde gündeme alınmış olmasına rağmen erteleme kararı verilmiştir. AYM önünde inceleme sürmektedir.

Osman Kavala 24 Ekim 2023’te AYM’ye yeniden bireysel başvuruda bulunmuştur. Mahkûmiyetinden şikâyetçi olmuş ve İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin tutukluluğunu sürdürdüğünü, Sözleşmenin 5. maddesindeki özgürlük ve güvenlik hakkının ve Sözleşme’nin 6. maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Yargılamanın adilliği, kararların gerekçelendirilmemiş olmasının, silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edilmesi, mahkemenin bağımsız olmaması ve yargılamanın aşırı uzun sürmesi, masumiyet karinesine riayet edilmemesi, savunma haklarının sınırlandırılmasının hak ihlali olduğunu ve 18. maddenin ihlalini ileri sürmüştür. Tecrit koşullarından yakınmıştır. Tutukluluk süresinin aşırı uzun olduğunu ve Sözleşme’nin 3. maddesinin kapsamına girmek için gereken asgari ağırlık eşiğine ulaştığından şikâyetçi olmuştur.

İkinci başvuru, 18 Ocak 2024 tarihinde, AYM Birinci Bölümü'ne gönderilmiş, 1 Şubat 2024 tarihinde, bireysel başvuruya karşı yazılı görüşlerini sunması için Adalet Bakanlığına tebliğ edilmiş, Bakanlık  3 Nisan 2024’te AYM’ye görüşlerini sunmuştur. Anayasa Mahkemesi'nde bu başvurunun incelemesi sürmektedir. 

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, 1563. toplantısında (9-11 Haziran 2026) başvuranın tutukluluk halinin devam etmesinden duyduğu derin endişeyi bir kez daha dile getirmiştir. Yargı makamları dâhil olmak üzere Türk makamlarına, başvuranın derhâl serbest bırakılmasını sağlamak için vakit kaybetmeden gerekli tüm tedbirleri alma yönünde yeniden çağrıda bulunmuştur. Bakanlar Komitesi, özellikle, bu davanın ulusal hukuk sistemi çerçevesinde hızlı ve etkili bir şekilde çözülebilmesi amacıyla, Anayasa Mahkemesi tarafından 31 Ağustos 2026 tarihinden önce ivedilikle ve Sözleşme’ ye uygun bir karar verilmesinin zorunlu gereksinim olduğunu kesin bir dille vurgulamıştır (CM/Del/Dec (2026)1563/H46-40).

Anayasa Mahkemesi'ne yapılan başvurular sürerken AİHM’sine yapılmış olan başvuru sürdüğünden, hükûmet, AİHM önündeki inceleme sırasında Kavala’nın bu........

© T24