Avrupa'nın son popülist otoriter liderini Türk kadın voleybolcular ve büyük şehirler götürdü
Geçen pazar akşamı New York’ta Brooklyn Köprüsü'nün altındaki River Cafe’deyiz.
Bazıları burayı artık demode buluyor ama benim için hâlâ New York’un en güzel yerlerinden biri.
Karşımızda şahane bir Manhattan manzarası.
Sohbet çok güzel ama gözüm telefonumun ekranında.
Sırbistan ve Brezilya’dan gelecek seçim sonuçlarını bekliyorum.
Bu hafta o iki ülke, yarın İsrail ve 4 Kasım’da ABD.
Şu an dünyanın önde gelen popülist liderlerinin kaderini etkileyecek seçimler.
İlk haber İstanbul’dan bir arkadaşımdan geliyor
İlk haber İstanbul’da bir arkadaşımdan geliyor.
"Sırbistan’daki de gitti…"
Sırbistan yönetiminde çeşitli görevlerde 14 yıldan beri iktidarda olan Aleksandar Vucic’in partisi seçimleri kaybetmişti.
Masada herkes sevindi.
Avrupa’nın üçüncü ve son popülist otoriter lideri seçimle gitmişti.
Altta bir not: Vucic’i bizim kadın voleybolcularımız götürdü
Arkadaşım altına şu notu eklemişti:
"Vucic’i bizim kız voleybolcular götürdü."
Güldüm.
Vucic, Türk kadın voleybolcuları acayip kıskanan ve onların Sırbistan’ı yenmesine müthiş sinirlenen bir başbakandı.
2023’te Türk Millî Kadın Voleybol Takımı Sırbistan'ı yenip Avrupa şampiyonu olunca çok bozulmuş ve Sırp voleybolcuları Başbakanlık binasına davet edip adeta fırçalamıştı.
"Siz onlardan daha iyisiniz" demişti.
Türk milli takımının koçu Santarelli’ye de sarmış, “Şampiyon olduktan sonra ortaya fırlayıp niye böyle oynayıp durdun…” diye eleştirmişti.
Sırp kadın voleybolculara sinirle şunu söylemişti:
"O Ebrar ve Melissa’yı bir daha böyle eğlendirtmeyeceğim."
Belçika’daki yenilginin rövanşını Paris’te almak için adeta yemin etmiş.
"Kadın Voleybol Takımımız Paris Olimpiyatları’nda şampiyon olursa, oyuncularımızın her birine 200 bin euro prim vereceğim…" bile demişti.
Ben de o günlerde "Boş yapma İskender" diye bir yazı yazmıştım.
Orada da bir şey yapamadı Sırbistan’ın "tek adamı".
Önce Polonya, sonra Macaristan, şimdi de Sırbistan
Polonya ve Macaristan liderleri ile birlikte Avrupa kıtasında otoriter, kanun tanımayan, medya özgürlüklerini kaldıran bir tür "tek adam triumvirası" yaratmışlardı.
Önce Polonya’daki gitti.
Sonra Macaristan’da Orban gitti.
Şimdi otoriter triumviranın üçüncü ve son ayağı da seçimi kaybetti.
Kadın voleybolcularımız bir kere daha dünya şampiyonu olurken, o sandalyesini de kaybetti.
Arkasında yolsuzluktan çökmüş bir sistem bıraktı.
Gecenin ilerleyen saatinde ikinci haber Brezilya’dan geldi
Aynı gün Brezilya’daki seçimlerde de Başkan Lula ikinci turu kazandı.
Böylece Latin Amerika’nın otoriterlik meraklısı eski tek adamı Bolsonaro’nun mahdumlarının iktidara gelmesini engelledi.
Şimdi sıra Orta Doğu’nun otoriter popülisti Netanyahu’da…
4 Kasım’da da ABD’de Trump’ın partisi bir sınava giriyor.
Hindistan’ın tek adamı Modi de ülkesinde giderek büyüyen halk tepkisi ile zayıflıyor.
Başkan babaların sonbaharı mı geliyor?
Yani dünyada bir "Başkan Babaların sonbaharı" durumu yaşanıyor.
Peki kimler götürüyor seçimlerde bu diktatörlük meraklısı tek adamları?
Dün Sırbistan seçim sonuçlarına baktım.
Sırbistan’ın en büyük şehirlerinde muhalefet ne oy almış, Vucic’in partisi ne almış ona bir baktım.
Tablo şöyle:
Belgrad yüzde 63’le büyükşehir rekoru kırdı
Belgrad: Vucic Listesi % 31,95 | Muhalif Öğrenci Listesi % 63,61
Novi Sad: Vucic Listesi % 31,88 | Muhalif Öğrenci Listesi % 63,80
Niş: Vucic Listesi % 35,51 | Muhalif Öğrenci Listesi % 60,44
Kragujevac: Vucic Listesi % 35,87 | Muhalif Öğrenci Listesi % 58,53
Subotica: Vucic Listesi % 35,36 | Muhalif Öğrenci Listesi % 52,09
Pançevo: Vucic Listesi % 36,58 | Muhalif Öğrenci Listesi % 59,53
Çaçak: Vucic Listesi % 33,97 | Muhalif Öğrenci Listesi % 62,20
Užice: Vucic Listesi % 34,70 | Muhalif Öğrenci Listesi % 61,36
Başkent ve Alex’in memleketi popülist........
