İran’ın Bugününü Anlamak 1: Laricani Ailesi – Bir Aristokrasi Hikayesi
Bir önceki yazı dizisinde size İran’ın 1900’lerden İslam Devrimi’ne kadar olan yakın tarihinden bahsetmiştim. İlk yazıya buradan ulaşabilir ve devamındaki üç yazıyla birlikte emperyal güçlerin İran’ın petrolüne göz dikerek ülkenin kaderini nasıl değiştirdiklerini okuyabilirsiniz.
Bugün yeni bir diziye başlıyorum. Yine kronolojik gitmeyeceğiz. Daha çok İslam Devrimi sonrasında İran’ın kaderini belirleyen güç ilişkilerinin peşine düşeceğiz. Ilımlılar, reform yanlıları, muhafazakârlar ve mollalar arasından bazı isimlerin/ailelerin İran’ın geleceğini nasıl şekillendirmeye çalıştıklarını anlatmak istiyorum.
Malum İran önceki gün Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani suikastıyla sarsıldı. O nedenle bu ilk yazıda Laricani ailesini anlatmak istedim. Ailenin hikayesi aslında İran’ın bugününe dair çok şey anlatıyor. Uzatmadan başlayalım.
Hikayenin en tepesinde ailenin babası, Mirza Haşim Amoli Laricani var. Mirza Haşim bir din adamı. Büyük Ayetullahlardan. Büyük kısmını şöyle açayım isterim: Aslında 80’ler ve 90’larla birlikte İran’da bir Ayetullah enflasyonu yaşanıyor. Mollaların başkenti Kum’da medrese eğitimini tamamlayan (buna bizdeki “lisansüstü” eğitime denk gelenler de dahil) ve akabinde ders vermeye başlayan, yani bir nevi “profesör” unvanını alanlar Ayetullah kabul edilmeye başlanınca bir başka makam devreye giriyor: Merci-i Taklid. Yani her davranışıyla Şii alemine örnek teşkil eden, her davranışı “taklit edilmeye” müsait isimler büyük Ayetullahlar olarak kabul ediliyor. Merci-i Taklid Ayetullahlar Şii ulemasının en yüksek mertebesine erişen sayılı isimlerden oluşuyor. İşte Mirza Haşim de Merci-i Taklid Ayetullahlardan biri.
Mirza Haşim Amoli Laricani
Aile Şiiliğin Kum’dan sonraki diğer merkezi olan Irak’ın Necef kentine göçüyor ve 1972’ye kadar burada kalıyor. 1972’de Saddam Hüseyin yaklaşık 100 bin İran vatandaşını sınırdışı edince Mirza Haşim de Kum’a geri dönüyor. Bir not: 1978’de Ayetullah Humeyni de aynı nedenlerle Necef’ten Paris’e geçmek zorunda kalmıştı.
Mirza Haşim “devrimci” Ayetullahlardan biri değil. Yani politik yanından çok dini yanı ağır basan bir isim. Şah döneminde rejime sert çıkan isimlerden değil ve bu nedenle de kimi çevrelerden baskı gördüğü ve hatta tehdit edildiği söyleniyor. Ama Humeyni’ye de uzak biri değil.
Mirza Haşim’in beş oğlu, bir kızı var. Kızıyla ilgili bilgiler kısıtlı. Oğlanların ise tamamı göz önünde ve hatta devletin içinde çeşitli görevlerde bulunmuş ve bulunmaya da devam ediyor.
Önce üçüne bakalım. Diğer iki kardeşi, Ali ve Sadık Amoli’yi ise ayrıca ele alacağız.
Kardeşlerden Muhammed Cevad ailenin akademik başarısı yüksek isimlerinden. Berkeley’den matematik derecesi var. Buna rağmen dışişleri bakan yardımcılığı ve İnsan Hakları Konseyi Başkanlığı gibi kamu görevlerinde de bulunmuş. Muhammed Cevad’ın Laricani ailesinin serveti ve mal varlıklarıyla da ilgilendiği biliniyor.
Muhammed Cevad
Ayrıca İngilizlerle arasının iyi olduğu söyleniyor. Nitekim Britanya Avam Kamarası’ndaki bazı vekiller aracılığıyla bir zamanlar dışişleri bakanlığı yapan Jack Straw’a ulaştığı ve İran’ın nükleer çalışmalarıyla ilgili görüşmelerinde kardeşi Ali’nin görüşmeci olması için lobi yaptığı iddia ediliyor. Nitekim Ali Laricani bu görevi üstlenmişti.
Ayrıca İran’ın araştırmacı gazetecilerinden, demokrasi yanlısı tutumu nedeniyle hapis yatmış bir isim olan Akbar Ganji, Cevad’ın 1997 seçimleri öncesinde Britanya Dışişleriyle temasa geçtiği ve reformcu aday Hatemi yerine muhafazakar Nategh-Nuri’nin desteklenmesi durumunda İran’daki İngiliz çıkarlarının korunacağı mesajını ilettiğini öne sürüyor.
Diğer kardeş Fazıl, İran’ın eski Kanada kültür ateşesi. Onun da Washington’da etkili olduğu söyleniyor. Ayrıca yine ailenin Kuzey Amerika ve Avrupa’daki mal varlıklarının idaresinden Fazıl sorumlu. Fazıl hakkında zamanında yolsuzluk iddiaları da gündeme gelmiş. Yine Akbar Ganji, Fazıl’ın rüşvet pazarlığı yaparken görüntülendiğini, bu görüntülerin de 2021 Şubat’ında bizzat eski Cumhurbaşkanı Ahmedinejad tarafından Meclis’te gösterildiğini aktarıyor. Ganji’nin yolsuzlukla suçladığı bir diğer isimse kardeşlerden Muhammed Cevad.
Ahmedinejad
Üçüncü kardeş Bekir sağlık bakan yardımcılığı yapmış bir isim. O da ailenin finans işleriyle ilgilenen kardeşlerinden.
Gördüğünüz gibi Laricani ailesi İslam Devleti’nin her yerinde var. Üstelik daha en etkili iki figüre gelmedik. Burada bir noktanın altını çizip devam edeyim istiyorum zira şunu anlamamız önemli: Humeyni sonrası Hamaney yola Şii ulemanın önde gelenlerinin evlatlarıyla devam ediyor. Yani İran aristokrasisiyle. Buna karşın Ahmedinejad gibi isimler tıpkı Hamaney gibi muhafazakar gelenekten gelmesine rağmen bu aristokratik yapıya karşı savaş açıyorlar.
Yani İran’da muhafazakâr kanadı iki noktadan okumak gerekiyor: Bir yanda devlet içinde güçlü, devrimin başından beri tabiri caizse “suyun başını tutan” ve........
