menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Burcu Kapu: Kadınlar futbolda eskisinden daha görünür ama söz söyleme hakkının kabul edildiğini söyleyemeyiz

17 0
11.10.2026

Futbolla hiçbir zaman yakın bir ilişkim olmadı. Maçları, oyuncuları, taktikleri takip etmedim. Ama futbolun insanlarda yarattığı duygular, kalabalığı nasıl değiştirdiği, insanları bir takıma bu kadar güçlü biçimde bağlayan şey hep ilgimi çekti. Belki bu ilgisizliğimin nedeninde yıllardır karşıma çıkan o meşhur soru: “Söyle bakalım, ofsayt nedir?” Genellikle çuvallıyorum. :) Zaten mesele de biraz burada başlıyor. Futbol bilgisi neden kadınlar için hâlâ bir sınav konusu? Futbol neden bu kadar kolay “erkek işi” sayılıyor? Kadınlar futbolu sevemez, oynayamaz, yorumlayamaz mı?

Burcu Kapu yıllardır tam da bu dünyanın içinde. Spor medyasında çalışmış, futbol yorumculuğu yapmış ve bu alanda kadın olmanın getirdiği önyargılarla karşılaşmış bir isim. Kapu, Ayrıntı Yayınları’nın Mini Kitaplar serisinden çıkan Futbol kitabında oyunun kurallarından çok, futbolun insanla kurduğu ilişkiye bakıyor. Taraftarlık nasıl güçlü bir aidiyete dönüşüyor? Bir futbolcuyu neden kahramanlaştırıyoruz? Yenilgide neden hemen bir suçlu arıyoruz? Para oyunu nasıl değiştiriyor? Kalabalığın içinde neden başka birine dönüşüyoruz? Burcu Kapu ile buluştuk; futbolun insanda açığa çıkardığı duyguları, taraftarlığı, kalabalığın psikolojisini ve futbol dünyasındaki erkek egemen bakışı konuştuk.

- İlk olarak sormak istiyorum. Çocukluğundan beri futbolla ilgili miydin? Bu sevda ne zaman başladı?  

Ebru, çocukluğumdan beri hep ilgim vardı. Önce sadece taraftarı olduğum takımla ilgiliydim. Herkes gibi maç izleyen, takım tutan bir çocuktum. Biraz da babama düşkünlükten…

- Baba aşkı tabii…

Kesinlikle. Babamla beraber sevinmek, paylaşmak da hoşuma gidiyordu. Yıllar geçince futbolun sadece sahada oynanan bir oyun olmadığını fark etmeye başladım. Tribünde başka bir hikâye, kulüplerin içinde başka bir hikâye, futbolcunun üzerinde başka bir baskı, taraftarın davranışında bambaşka bir psikoloji var.

- Futbol yorumcusu olmaya nasıl karar verdin?

Aslında çok planlı bir karar değildi. Hatta hobi olarak başladı da diyebilirim. Bambaşka bir sektörde bambaşka bir iş yaparken, bir spor radyosunda program yapmaya başladım. Sonra bir baktım, hobim işim olmuş. Televizyon, dergi, gazete, kitap derken spor medyasında 17 sene geçti.

- Spor camiasından Emek Ege ile berabersiniz. Bildiğim kadarıyla Fenebahçeli… :) Evde hiç kavga olmuyor mu?

Oluyor tabii, hem de bazen futbol yüzünden. Ama düşünüldüğü gibi taraftarlık üzerinden değil, daha çok maç içinde gerçekleşen bazı tartışmalı pozisyonlar yüzünden. Emek daha insani bakar, ben daha analitik. Aynı pozisyonu izleyip bambaşka şeyler görebiliyoruz. Bir de onun muazzam bir futbol hafızası var. Ben dün ne yediğimi hatırlamıyorken, o 20 sene önceki bir maçı tüm detaylarıyla hatırlayabilir. O yüzden benim için de bitmeyen bir okul gibi oluyor.

- Erkeklerin baskın olduğu ortamda var olmak kolay olmasa gerek. Zorbalık gördün mü? Ya da “biz  ‘erkekler’ konuyu biliyoruz sen sadece ekranda görün” diyen bir anlayış oldu mu? 

Oldu. Olmaz mı?  Bazen açıkça söylendi, bazen de daha incelikli biçimde hissettirildi. Kadınların futbola ilgisi uzun süre bir tür taraftarlık düzeyinde kabul edildi; iş futbolu analiz etmeye geldiğinde ise bilgi birikimimizin ayrıca kanıtlanması beklendi. “Sen kadınsın, futbol konuşamazsın” cümlesini herkes bu kadar doğrudan kurmuyor. Daha çok “Bakalım gerçekten biliyor mu?” diye başlayan bir kuşku var. Erkek meslektaşın bir oyuncunun adını yanlış söylemesi anlık bir hata olabilirken, bir kadın aynı hatayı yaptığında bütün yeterliliğinin sorgulanmasına dönüşebiliyor.

- Bu bakışı özellikle meslek abilerinin bakışı şekillendirmedi mi?

Maalesef. Seneler evvel spor medyasını şekillendiren meslek “abilerinin” kadınları bu işin içerisine dahil etme şekli de Türkiye’de bir kültür oluşturmuş. Okuyan, soran, bilen kadından ziyade programı açıp kapatacak bir anonsör ya da hostes olarak kadınları........

© T24