menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Akbelen olayı: Bir sistem fotoğrafı

39 0
15.05.2026

“Mezarlarımızı taşımak zorunda kaldık. Babam büyük dedemin kemiklerini elleriyle topladı.” 

“Bizim hayatlarımız şirketin kârından daha değerli.”

Akbelen direnişçisi Esra Işık’ın, tahliyesinden sonra T24’te Candan Yıldız ile röportajında sarf ettiği bu cümleler, iktidarın politika tercihine yaslanan şirketlerin, vatandaşa yaptıklarına ayna tutmuyor sadece.

Eşsiz doğanın eşsiz alanları; kanunla, kararla, yönetmelikle şirket çıkarlarına amade kılındığı halde, bu yıkım sanki kamu yararına yapılıyormuş gibi gösterilen maskeyi de indiriyor.

O “maske”yi meşru kılabilmek için kurulan şirketlere ayrılan bütçelere, yapılan sayısız açıklamalara rağmen üstelik.

Haklı olmak böyledir.  Kanunilik ile meşruluk arasındaki fark gibidir.

Limak-İçtaş’ın işlettiği Yeniköy Kemerköy Santrali’ne kömür sağlasın diye, Milas’ta kömür madeni sahalarının genişletilmesi için devletin onca kurum ve kuruluşunun adeta seferber olarak türlü türlü hukuksal metinler, kanunlar, kararlar, ruhsatlar, izinler çıkarmalarına, yayımlamalarına yaymalarına ve yürürlüğe sokmalarına karşın; insanların darmadağın edilen hayatlarının ağırlığı karşısında, yapılanların psikolojik üstünlük kuramayışıdır.........

© T24