menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kimin ölüp kimin yaşayacağına yapay zekâ karar veriyor: NAZA Filistin’deki soykırımın belgeseli

15 0
previous day

Geçen yıl Filistinli yönetmenler Basel Adra ve Hamdan Ballal ile birlikte No Other Land filmiyle En İyi Belgesel Oscar'ını paylaşan Yuval Abraham ve Rachel Szor, bu kez kameralarını İsrail’e çeviriyor. Abraham, gece vakti Tel Aviv çatılarında, modern şehrin manzarasına karşı, kimlikleri gizlenmiş 24 İsrailli istihbarat askeri ile röportaj yapıyor. Perdeleri açık pencerelerden insanların evlerinin içindeki huzurlu yaşam kolaylıkla izlenebiliyor. Kimi yatağına gidiyor, kimi sofra kuruyor, kimi çiçeklerini suluyor. Pencerelere ara ara televizyon haberleri de yansıyor. Netanyahu kimbilir neler anlatıyor, bilmiyoruz ama insanlar dinliyor.

Zone of Interest filminde, ölüm kampının hemen yanındaki evin sakinleri, özenle düzenlenmiş bahçelerine ulaşan boğuk ölüm seslerine duyarsızdır. Tel Aviv’de ise şehrin boğuk sesleri trafikte çalan kornalar, porselen tabaklara çarpan çatal bıçakların şıngırtısı, inşaat alanlarında metale vuran çekiçlerin sesi, şehirlerarası bir trenin tıkırtısı, Abraham’ın röportaj yaptığı kişilerin dehşet verici tanıklıklarına ürpertici bir fon sesi oluşturuyor. Sadece 60 kilometre ötede bir şehir yerle bir edilmiş durumda. Oradan yükselen çığlıklar bu modern ve hayatın tüm sıradanlığıyla devam ettiği şehre ulaşmıyor. Çatılarda savaş suçlarını işleyenler kendilerine verilen emirleri ve bu emirleri uygulama yöntemlerini bizzat anlatıyorlar.

Bedenleri karanlığa bürünmüş, yüzleri ve sesleri dijital olarak gizlenmiş bu 24 kişi, Filistinliler’in yaşamını tamamen hiçe sayan ve her bir askerî saldırının kaç sivilin ölümüne yol açabileceğini şaşırtıcı bir kesinlikle bilmelerini sağlayan bir sistemi anlatıyor. Askerler konuşurken, kamera İsrail’in Holokost’u Anma Günü’nde Claude Lanzmann’ın Shoah filminin gösterildiği, Tel Aviv’deki sanat filmlerine ev sahipliği yapan Cinematheque sinemasının üzerinden geçiyor. Kornalar çalıyor, insanlar Holokost kurbanları için 1 dakikalık saygı duruşunda bulunuyor. Peki ya sadece 60 kilometre ötedekilere... 120 kilometre hızla giden bir arabayla, sadece yarım saat uzaklıktakilerin hayatına saygı?

Kimin ölüp, kimin yaşayacağına yapay zekâ karar veriyor

Tel Aviv’in merkezindeki Savunma Bakanlığı’nda, masalarının başındaki bilgisayarlarından, 8200 numaralı seçkin istihbarat biriminde görev yapan askerler Gazze’de yaşanan her şeyi ama her şeyi, her evin içindeki konuşmayı görebiliyor ve duyabiliyor. Filistinler’in ise bu sistem hakkında hiçbir bilgisi yok. Bir asker, Hamas'ın şüpheli üyelerini tespit etmek ve izlemek için Lavender adlı bir yapay zekâ programı kullandıklarını anlatıyor. Amaç, hedeflerin ailelerini ziyaret etmek üzere eve döndüklerine dair işaretleri yakalamak... Hatta bir ifadeye isim bile vermişler: “Baba Nerede?” Bu ifade, çocukların telefonlarını dinleyerek babalarının ne zaman eve geleceğini belirlemeyi ve ardından hepsini öldürmek üzere eve bir füze göndermeyi anlatıyor. Kızının bedeninin alevler içinde olduğunu gören bir annenin haykırışını işitebiliyorlar. İnsansız hava aracı yapay zekâ programından gelen komuta uyarak bir eve bomba bırakıldığında, oturma odasında televizyon izleyen çocukların ölüm çığlıklarını işitebiliyorlar.

500 NAZA kabul edilebilir bir rakam

Bu sivil kayıplar için kullandıkları terim, İbranicedeki “nezek agavi” ifadesinin kısaltması; yani “ikincil hasar” anlamına gelen: NAZA. Hedeflerin kendi evlerinde bombalanması, aile üyelerinin ve komşularının da onlarla birlikte öldürüleceği anlamına geliyor. Yani 200 sivil öldürüldü yerine kısaca 200 NAZA diyorlar. Böylece ölen sivilleri erkekler, kadınlar ve çocuklar olarak ayırma gereği de ortadan kalkıyor.........

© T24