Değer nedir, nerede ve nasıl oluşur?
Diğer
11 Şubat 2026
1967 yılında iktisat kürsüsünde asistan iken hep hayal ede geldiğim
Cambridge Üniversitesi’ne gittim. Cambridge bir bilim hazinesi. Yalnız iktisat değil, fizik, kimya, astronomi, biyoloji, felsefe, bütün bu konular yüzlerce yıldır İngiltere’de burada, Oxford’da, Londra Üniversitesinde, Edinburgh’da, ABD’de Harvard, Oxford, Columbia, Princeton, Chicago, Caltech, ve birçok diğer üniversitede, Avrupa’da, Almanya’da, Fransa’da, İtalya’da, ve diğer orta Avrupa ülkelerinde geliştiriliyor.
Bu yazının konusu değer, çünkü her şeyin hedefi onu yaratmak, onu kazanmak. İktisatın konusu onu yaratmak için eldeki, doğadaki kaynakları doğru kullanmak. Yaratılacak değer sonsuz, ona olan talep sonsuz, ama kaynaklar sınırlı. İşte bu sınırlı kaynakları doğru kullanmak gerekiyor. Böyle tanımlar kolay; pekala değer nedir, nasıl ölçülür, nerede oluşur, hepimiz onun peşinde olduğumuza göre nasıl ve nerede el değiştirir?
Ankara’da Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde 1960’lı yıllarda bu sorunun yanıtı, iktisatçıların neo klasik teori olarak adlandırdıkları okulun geliştirdiği “marjinal fayda” dan yola çıkarak verilirdi. Bu kelimeler üzerine yazıyı okumaktan vazgeçmeyin lütfen, heyecanlı kavramlara geleceğim. Cambidge Üniversitesi klasik, ABD ‘de Boston şehrinde bulunan MIT ve Harvard Üniversiteleri neo-klasik teorinin kaleleridir. Adeta Fenerbahçe ve Galatasaray gibi.
1967 yılında kendimi Cambridge ABD ile Cambridge ABD arasında “sermaye kavgası” (capital controversy” içinde buldum. Soru, bir makineyi oluşturan sermayenin nasıl oluşturulduğu, makinenin değerinin ne olduğu idi. Cambridge ABD bunu marjinal verimle ölçme iddiasında, Cambridge İngiltere ise klasik teoriden yola çıkarak değeri meydana getiren girdilerin homojen olmadığı, emek verimliliği farklı olduğu ve değer emekle yaratıldığı için bunun, yani marjinal ürünün değerine bakılarak nihai değerin belirlenmesinin mümkün olmadığını savunuyordu. Bir tarafta klasik değer teorisi, karşısında marjinalist teori. (Karl Marx’ın değer teorisinde emeğin yarattığı artı değer (surplus) sermaye malında toplanır. Kapitalist için işçiye marjinal verimliliği karşılığında ödediği ücret dışında “surplus mevcut olamayacağı için böyle bir hesaplama mümkün değildir)
Bu satıcı bakımından değerin nasıl belirlendiği, alıcıya gelince; marjinalist teoride sonuncu üretimin sonuncu emeğin ürünün oluşmasında elde ettiği katma değer, karşısında o ürünü kullanacak olan kişinin (makineyse imalatçı,tüketim malı ise tüketici) üründen elde edeceği marjinal fayda değeri oluşturmaktadır. Yani tüketici ayakkabıdan elde edeceği marjinal faydayı belirleyerek satıcıya onu önerecektir.
Pekala, iktisatın aristokrasisini , teoriyi bir kenara bırakalım ve pratik bir........
