Bagraduni aşiretinin oluşumu
Dünya üzerindeki bütün milletler gibi Ermeniler de kökenlerini Hazreti Nuh’a kadar dayandırır.
Ermeniler, kendilerini “Hay”, ülkelerini de “Hayastan” veya “Hayk” olarak isimlendirir.
Ermeni destanlarına göre Hayk, Hazreti Nuh’un torunu Togarma’nın ilk oğludur.
Massis (Ağrı - Ararat) dağının eteklerinde yaşayan Hayk (Nahapet), Ermeni milletinin efsanevi hükümdarı ve kurucusudur.
Ermeni kelimesi Hayk’ın torunu (Hayk oğlu Togrom’un oğlu) Armenak’a dayanır.
Ermeni kozmolojisinde (yaratılış efsanesi) durum böyle anlatılıyor.
Tarihî verilere bakacak olursak:
Ermeni adı verilen toplumun varlığı ilk kez Doğu Anadolu’da kaydedildi.
“Tarihin babası” olarak isimlendirilen Yunan tarihçi Herodot; Ermenilerin, Trakya kökenli bir halk olan Friglerin (Frigyalılar), Doğu Anadolu’ya (Urartu devletinin bulunduğu bölgeye) yönelen, bir kolu olduğunu yazıyor.
Urartu devleti, milâttan önce birinci bin yılın ilk yarısında, Doğu Anadolu bölgesi civarında hüküm sürmüştü.
Urartu devletinin milâttan önce 7. yüzyıldan itibaren zayıflayıp çökmesiyle, Doğu Anadolu bölgesinde, birbirinden bağımsız hareket eden, feodal Ermeni toplulukları, prenslikleri (beylikler) ve krallıkları görülmeye başladı.
Ermenilerin yoğun olduğu bu bölgeler, geçen zaman içerisinde, diğer devletler tarafından, Ermenistan olarak adlandırıldı.
Hıristiyanlık inancı bölgeye yayılana kadar Ermenistan civarında pagan inancı hüküm sürmekteydi.
Ermenistan’ın Hıristiyanlık öncesi pagan inançları, İran’ın Zerdüşt dinine yakındı. İran Zerdüşt dini ise Yunan mitolojisinden etkilenmişti.
Ermeni paganizminin başlıca tanrı üçlüsü; her şeyi yaratan baba tanrı Aramazd, tanrıça Anahit (analık ve bereket tanrıçası) ile cesaret, güç ve savaş tanrısı Vahagın’dan oluşmaktaydı.
İran’ın en büyük tanrısı olan ve Yunanlılardaki Zeus’a karşılık düşen Ahura Mazda (Hürmüz), Ermenistan’da Aramazd olmuştu.
Ermeniler’in anası sayılan Tanrıça Anahit, İran’ın Diana’sı ve Yunan mitolojisindeki Afrodit’e karşılık düşer.
Hint - İranî savaş tanrısı Verethragna / Vrtrahan’nın Ermenice formu Vahagn idi. Yunan mitolojisindeki karşılığı ise Heracles (Herkül)’di.
Diğer tanrılar, halk tarafından en sevilen bayramlardan biri olan Vardavar’ın ithaf edildiği, ulvî ışık ve sevgi tanrıçası Astğik, sağduyunun ve aile ocağının koruyucu tanrıçası Nane, güneş, ateş ve demircilik tanrısı Mihr, bilim tanrısı Tir, misafirperverlik tanrısı Vanatur vb. idi.
Sürgün olarak Anadolu’ya getirilen Yahudiler dönem dönem din değiştirmeye zorlandılar. Bazı Yahudiler, baskılar neticesinde, istemediği hâlde, pagan dinine geçmek zorunda kaldı; zaman içerisinde Ermeniler arasında asimile olarak din ve milliyet değiştiler.
Doğu Anadolu’daki Yahudilerin büyük kısmı, -sürgün gittikleri diğer ülkelerde olduğu gibi- dinlerini ve milliyetlerini gizlice muhafaza ettiler. Ancak, belli olmamak için, günlük hayatta açıktan Ermeni dinî inancını yaşadılar.
Ermeni Kralı Hıraçya, beş bin Yahudi esir yanında olduğu hâlde, Doğu Anadolu’ya geri dönmüştü.
Küdüs’ten sürgün edilen İsrailoğulları, Ermeniler arasında esir hayatı yaşamaya başladı.
Hıraçya ile birlikte Anadolu’ya gelen Yahudi esirler arasında, İsrailoğullarının önemli şahsiyetlerinden, Prens Simbat (Smbad, Şampat - Shampat) da vardı. Esir düşen Prens Simbat, ailesi ile birlikte getirilmişti.
Eğitimli ve kültürlü bir Yahudi olan Prens Simbat, kısa zaman içinde Kral Hıraçya’nın gözüne girdi ve takdirine mazhar oldu. Daha sonra devlet hizmetine alındı ve sarayda önemli bir mevkie yükseldi.
Güney İsrail Krallığı’nda yaşadığı dönemde İsrailoğulları arasında sevilen ve saygı duyulan bir şahsiyet olan Prens Simbat aynı saygınlığı, esir olmasına rağmen, Ermeniler arasında yaşadığı dönemde de elde etmişti.
Kraliyet ailesinden olmasından ötürü, Prens Simbat’ın soyunun Hazreti Davud’a kadar uzandığı iddia edilmekteydi. Prens Simbat’ın, sürgün durumda olmasına rağmen, Ermeniler arasında önemli mevkie yükselmesi, Anadolu’da sürgünde olan Yahudiler tarafından mucize olarak yorumlandı ve kendisinde bazı kutsal güçler bulunduğuna inanıldı. Doğu Anadolu’daki esir İsrailoğulları arasında Prens Simbat’a duyulan saygınlık ve sevgi giderek arttı.
Ermeniler arasında sürgün durumda yaşayan İsrailoğulları için Prens Simbat bir umut kaynağı, abide şahsiyet hâline geldi, yeni doğan çocuklarına Prens Simbat’ın adını vererek, onu yücelttiler.
Böylelikle, Doğu Anadolu’da Ermeniler arasında sürgün hayatı yaşayan İsrailoğulları arasında Simbat ismi çoğaldı.
İran’da kurulan ve zaman içinde genişleyerek tarihin kaydettiği en büyük imparatorluklardan biri hâline gelen Pers İmparatorluğunun (m. ö. 550 - 330) Doğu Anadolu’ya hükmetmesi ile bölgedeki Ermeni krallıkları ve prenslikleri sona erdi.
Ermenilerin yoğun olduğu coğrafî alanı idarî bir bölge olarak........
