Türkiye-Azerbaycan: Karabağ’da Kıbrıs’ın Hatasını Tekrarlamayalım!
Bir millet, iki devlet: Kardeşliğe minnet değil, hürmet yakışır.
“Bir millet, iki devlet.” Merhum Haydar Aliyev’in bu sözü, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkiyi anlatan bir slogandan çok daha fazlasıdır. Ortak tarihimizin, dilimizin, sevincimizin ve acımızın ifadesidir. Ankara ile Bakü arasındaki bağ, bir televizyon tartışmasının veya geçici bir siyasi anlaşmazlığın insafına bırakılamayacak kadar köklüdür.
Ne var ki kardeşlik, yalnızca zor günde birbirinin yanında durmakla korunmaz. Zaferi paylaşırken karşı tarafın onuruna saygı göstermeyi, anlaşmazlıkta ölçülü konuşmayı da gerektirir. İşte bu nedenle, yıllar önce bir Kıbrıs gazimizden dinlediğim bir hatırayı bugün yeniden hatırlatmak istiyorum.
Bir gazinin anlattığı ve unutamadığım hadise
Gazimiz, 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan iki yıl sonra, 1976’da adaya yeniden gittiğinde bizzat şahit olduğu olayları anlatmıştı. Türkiye’den gelen bazı kişilerin lokantalarda yemek yedikten veya mağazalardan alışveriş yaptıktan sonra ödeme yapmak istemediğini, üstelik bunu harekâttaki fedakârlıklara dayandırdığını söylemişti.
Sözlerinin özeti şuydu: “Biz buraları kurtardık. Biz olmasaydık Rumlar sizi kesecekti. Bu hesabı 1974’te ödedik!”
O gazimizin anlattığı yalnızca ödenmeyen bir yemek hesabı değildi. Kıbrıs Türkünün kendi vatanında incinmesiydi. Elbette birkaç kişinin kabalığı ne Mehmetçiğe ne de Türk milletine mal edilebilir. Fakat kardeşlik adına yapılan büyük bir fedakârlığın, bazı insanların dilinde nasıl bir üstünlük iddiasına dönüşebildiğini gösteriyordu.
Kardeşine uzattığın eli, bir gün minnet tahsil etmek için açarsan önce onun kalbini kırarsın.
Bu hatırayı neden şimdi anlatıyorum? Çünkü yarım asır sonra benzer bir sözü bu kez Karabağ için duyuyoruz.
Karabağ’ın zaferi kimin?
“Karabağ’ı biz aldık! Biz olmasaydık Azerbaycan kazanamazdı!” Böyle konuşmak, tarihi de kardeşliği de yanlış okumaktır.
27 Eylül 2020’de başlayan 44 günlük savaşta cephede savaşan, şehit veren, Şuşa’ya kendi bayrağını taşıyan Azerbaycan ordusuydu. İşgalin acısını yıllarca yaşayan Azerbaycan halkıydı. Türkiye ise siyasi, diplomatik ve askerî-teknolojik imkânlarıyla kardeşinin yanında durdu. Bu desteği küçültmek de........
