menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Siber Uykudan Uyanma Vakti!

9 0
08.01.2026

“Enerji kesildiği anda, egemenlik de askıya alınır.”

Bir devleti teslim almak için artık sınırı geçmeye, zırhlı birlikleri harekete geçirmeye, hava sahasını ihlal etmeye gerek yok.

Bugünün dünyasında bir ülkeyi karartmak yeterlidir.

Elektrik gider…

Haberleşme susar…

Veri akışı kesilir…

Devlet refleksi felç olur.

Tabi bu arada karanlıkların adamları satın alınmış hainler ortaya çıkar…

Venezuela’da yaşanan tam olarak buydu. Gecenin bir vaktinde ülke karardı. Şehirler sustu. Devletin sinir sistemi kilitlendi. Ardından “teknik arıza” denildi. Ama ABD Başkanı Trump’ın ağzından kaçırdığı cümle, çağımızın en çıplak itirafıydı:

“Bir anda şehri kararttık.”

Bu söz, yeni dünyanın savaş doktrinini özetliyor.

Bu Bir Elektrik Meselesi Değil, Bir Egemenlik Meselesi!

Ve bu sistemlerin tamamı dijital olarak yönetilir.

SCADA denilen endüstriyel kontrol sistemleriyle, onları “koruduğu” söylenen siber güvenlik yazılımlarıyla…

Asıl soru burada başlar:

Bu dijital sistemlerin anahtarı kimde?

Küresel Siber Güvenlik Endüstrisi: Bir Pazar Değil, Güç Ekosistemi

Bize anlatılan hikâye şudur:

“Dünya çapında büyük teknoloji şirketleri var, güvenlik yazılımı üretirler, devletler de satın alır ve korunur.”

Gerçek tablo ise çok daha serttir.

Küresel siber güvenlik endüstrisi, sıradan bir teknoloji pazarı değildir. Bu sektör; istihbarat servisleriyle, askerî yapılarla ve dış politika hedefleriyle iç içe geçmiş bir güç ekosistemidir.

Bugün dünyada kullanılan kritik siber güvenlik yazılımlarının çok büyük bir bölümü ABD ve İsrail merkezlidir. Ve bu şirketlerin önemli kısmı, doğrudan askerî-istihbarî yapılardan çıkmış kadrolar tarafından kurulmuştur.

Bu bir komplo değil; açık kaynak biyografilerle, şirket geçmişleriyle sabit bir gerçektir.

İsrail: Siber Güvenliğin Görünmeyen Karargâhı

İstihbarat ve terör ekseni üzerine kurulan İsrail, klasik anlamda büyük bir sanayi devleti değildir. Ama siber güvenlikte küresel bir üs hâline gelmiştir. Bunun sebebi, bu sektörün İsrail’de özel sektör ihtiyacından değil, askerî istihbarat ihtiyacından doğmuş olmasıdır.

İsrail Savunma Kuvvetleri bünyesindeki Unit 8200, dünyanın en büyük “siber kadro havuzlarından” biridir. Bu birimde yetişen personel, askerlik sonrası doğrudan özel sektöre geçer ve bugün dünyanın dört bir yanında kullanılan yazılımları üretir. Terhis olur olmaz bilişim şirketlerine sokulur orada kaldığı müddetçe İsrail’e istihbarat aktarmaya devam eder. O şirkette önü açılır. Başarı basamaklarını hızla tırmanır(!)

1992 yılında Amerika’dan alınan bir telsiz sistemlerinin test ve denemelerini yapıyordu. Şirketin Türkiye sorumlusu Yakup Bey de bize yardımcı oluyordu. Bir sohbetimizde İsrail’de sekiz yıl askerlik yaptığını ağzından kaçırdı… Sonra anladık ki; Yakup Bey aslında Yakop idi. Bir İsrail istihbarat görevlisiydi…

Bu ekosistemin amiral gemilerinden biri “Check Point”’tir.........

© Stratejik Düşünce Enstitüsü