menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kar Erir, İz Kaybolur… Dijital İzin Kaybolur Mu?

18 0
06.10.2026

Eskiler, “Karda yürü, izini belli etme” derlerdi.

Peki bugün sanal âlemde yürüyüp iz bırakmamak mümkün mü?

Bir fotoğraf… Eski bir haber… Bir doğum günü mesajı… Eşinizin paylaşımı… Çocuğunuzun okul etkinliği…

Ayrı ayrı bakınca sıradan. Peki hepsine aynı anda bakan biri varsa?

Bir anne, kızıyla otomobilde şarkı söylerken çektiği sıradan bir videoyu Instagram'da paylaşıyor.

Ne gizli bir belge var görüntüde… Ne adres… Ne okul bilgisi… Ne de çocuğun adı.

Sıradan bir anne-kız videosu.

Sonra ekranın altında Meta'nın yapay zekâsı tarafından önerilen ürpertici bir soru beliriyor:

“Arka koltuktaki çocuk kim?”

Anne merak edip soruya dokunuyor. Ve hikâye tam burada değişiyor.

Yapay zekâ yalnızca görüntüdeki çocuğa bakmıyor. Yıllar boyunca internette bırakılmış dijital kırıntıları bir araya getirmeye başlıyor.

Eski Facebook paylaşımları… Instagram görüntüleri… Aile üyelerinin gönderileri… Yıllar önce yapılmış doğum günü paylaşımları… Farklı zamanlarda, farklı insanlar tarafından bırakılmış küçük bilgiler…

Futurism'in Eylül 2026'da yayımladığı habere göre Meta AI, Kalie Robins adlı annenin çocukları ve ailesi hakkında isimlerden doğum bilgilerine kadar çeşitli ayrıntıları ilişkilendirebildi.

Anne şaşkındı. Çünkü bazı bilgileri kendisi paylaşmamıştı. Fakat birileri paylaşmıştı. Belki yıllar önce. Belki başka bir hesapta. Belki bir büyükanne. Belki bir akraba.

Meta, olayın ardından sistemin böyle kişisel bir soruyu önermemesi gerektiğini kabul ederek problemin giderildiğini açıkladı.

Burada dikkatli olalım: Bu olay, yapay zekânın gizli bir devlet veri tabanına girdiğini göstermiyor. Çok daha düşündürücü bir şeyi gösteriyor:

Yapay zekânın bazen gizli bilgiye ihtiyacı olmayabilir. Çünkü sır, bazen zaten dışarıdadır; tek parça hâlinde değil, binlerce küçük parça hâlinde.

YA O KİŞİ ÖNEMLİ BİR BÜROKRAT YA DA YÖNETİCİ İSE?

Ya görüntüdeki kişi bir asker ise? Bir istihbarat görevlisi? Bir polis? Bir diplomat? Bir üst düzey bürokrat? Bir savunma sanayii mühendisi? Bir kripto uzmanı? Bir kamu kurumunun sistem yöneticisi? Bir kritik altyapı çalışanı?

İşte o zaman mesele artık yalnızca kişisel mahremiyet değildir. Mesele; personel güvenliği, karşı istihbarat, siber güvenlik, harekât güvenliği ve nihayet millî güvenliktir.

İSTİHBARAT İÇİN ARTIK HER ZAMAN CASUS GEREKMİYOR

İstihbarat dünyasında OSINT (Açık Kaynak İstihbaratı) diye bir kavram vardır. En basit ifadeyle; gazete, televizyon, internet, sosyal medya, resmî açıklamalar, akademik yayınlar ve kamuya açık diğer kaynaklardan bilgi toplanması, bunların doğrulanması ve analiz edilerek anlamlı bilgiye dönüştürülmesidir.

Yeni bir yöntem değildir. Devletler bunu yıllardır kullanıyor. Fakat geçmişte önemli bir engel vardı: zaman ve insan gücü.

Bir hedef hakkında araştırma yapan analistin yüzlerce belgeyi incelemesi, farklı hesapları karşılaştırması, eski haberleri bulması, fotoğrafları değerlendirmesi, isimleri eşleştirmesi ve sonunda parçaları bir araya getirmesi gerekiyordu.

Şimdi yapay zekâ bu denkleme girdi. Ve oyunun ölçeği değişmeye başladı. Çünkü yapay zekânın asıl gücü yalnızca bilgi bulmak değildir; bilgiler arasındaki görünmeyen ilişkiyi bulmaktır.

BİR FOTOĞRAF NE SÖYLER?

Bir fotoğraf düşünün. Gizli belge yok. Harita yok. Koordinat yok. Görev emri yok.

Fakat arka planda bir bina var. Bir araç görünüyor. Bir üniforma ayrıntısı… Belki bir kurum logosu… Fotoğrafın yayımlandığı tarih… Yanındaki insanlar… Altındaki yorumlar…

Sonra başka bir fotoğraf. Yıllar önce yayımlanmış bir haber. Bir konferans programı. Eski bir özgeçmiş. Bir mezuniyet haberi. Kurumun internet sitesinde unutulmuş eski bir PDF.

Tek tek baktığınızda “Ne var bunda?” diyebilirsiniz. Ama güvenlik açısından mesele zaten tam burada başlıyor. Çünkü insanın ayrı ayrı baktığı yüzlerce parçaya makine aynı anda bakabiliyor.

AÇIK BİLGİ NASIL İSTİHBARATA DÖNÜŞÜR?

Açık Veri Yapay Zekâ Korelasyon Bağlam = Yeni Bilgi

Yeni bilgi yeterince anlamlı ve doğrulanabilir hâle geldiğinde ise istihbarat değeri taşıyabilir.

LinkedIn'de mesleki geçmişiniz… Instagram'da aile hayatınız… Facebook'ta eski arkadaşlarınız… X'te ilgi alanlarınız ve etkileşim........

© Stratejik Düşünce Enstitüsü