Gerçek Bir Hatıradan Mizahî Bir Siber Güvenlik Hikâyesi: 13 Milyon Dolar, Murat 131 ve Bay Yutmaz
Bir Amerikan yüzbaşısı, bir döner ustası ve ardından gelen “Ben bu işleri bilirim!” maceraları…
Bir insan defalarca dolandırılıp yine de “Beni kimse kandıramaz!” diyebilir mi? Diyebilir. Hatta kaybettiği parayı değil, kazandığı “tecrübeyi” anlatır. Gülersiniz. Sonra düşünürsünüz: Ya o insan biraz da bizsek?
Bugün anlatacağım ilk olay hayal ürünü değil. Yıllar önce bizzat tanık olduğum bir hadise. Gerisi ise o gün tanıdığım insanın zihnimde bıraktığı izden doğan mizahî bir karakterin, Bay Yutmaz’ın hikâyesi.
YÜZBAŞI JESİKA VE 13 MİLYON DOLAR
Geçtiğimiz yıllarda bir tanıdığım, telefonuma Amerikan askerî üniforması giymiş bir kadın fotoğrafı gönderdi. Adı “Yüzbaşı Jesika” imiş. Fotoğrafın sahte olabileceğini düşündüm; muhtemelen yapay zekâyla hazırlanmıştı
— Hayırdır ustam, Amerikan yüzbaşısıyla senin ne işin var?
Tanıdığım kişi bir döner ustasıydı. Büyük bir heyecanla anlatmaya başladı: Jesika Afganistan’da görev yapmış, tam 13 milyon doları varmış. Şimdi o parayı Afganistan’dan çıkarıp Türkiye’ye getirecekmiş. Anlaşılan, milyonlarca insan arasından en güvenilir kişi olarak bizim döner ustasını seçmişti!
— Peki ustam, sen ne kadar para gönderdin?
Birden ciddileştim. Bunun bilinen bir dolandırıcılık senaryosu olduğunu, ortada doğrulanmış ne bir yüzbaşı ne de milyonlarca dolar bulunduğunu söyledim. “Sakın bir daha para gönderme, dolandırılıyorsun!” diye uyardım. Fakat ustanın hayalleri çoktan Ambarlı’ya doğru yola çıkmıştı.
MİLYONLARIN NAKLİYE ARACI: MURAT 131
Aradan iki üç hafta geçti. Sabahın erken saatlerinde telefonum çaldı. Bizim döner ustasıydı; sesinde zafer kazanmış bir komutanın heyecanı vardı.
— Efendim, para gelmiş! Sen bana inanmamıştın!
— Nerede para, ustam?
— Ambarlı Gümrüğünde!
— Hayırlı olsun. Peki şimdi ne kadar istiyorlar?
Bir kez daha “Sakın para gönderme!” dedim. Ama o çoktan yola çıktığını söyledi. Dayanamadım:
— Peki neyle gidiyorsun? Kamyonet falan mı ayarladın?
— Yok efendim Murat 131’le gidiyorum!
Güldüm. “Ustam,” dedim, “13 milyon doları o arabayla mı getireceksin; o kadar para sığar mı?” Sonra yine uyardım: “Ortada para yok, tuzağa düşme! Allah akıl fikir versin.”
Bir süre sonra ustanın çalıştığı dönerciye uğradım. Çalışanlara takıldım: “Bizim usta zengin oldu, artık buralara uğramıyor herhâlde?” Bir çalışan gülerek karşılık verdi: “Ne zenginliği komutanım! Eşi evden kovmuş; o günden beri burada, dükkânda yatıyor.”
İnsan önce bu hikâyeye güler. Sonra susar. Çünkü dolandırıcı yalnızca birikimi değil, kimi zaman evin huzurunu da çalar.
SAHNEYE BAY YUTMAZ ÇIKIYOR
O günden sonra, çevremdeki........
