menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ebabillerin Dönüşü

14 0
07.09.2026

Gökyüzünden Gelen Taşlardan, Yapay Zekâlı İHA Sürülerine: Savaşın Değişmeyen Hakikati

İHA/SİHA devrimi yalnızca pilotsuz uçakların yükselişi değildir. Asıl dönüşüm; sensörün, verinin, yazılımın, yapay zekânın, elektronik harbin ve komuta-kontrol ağının tek bir müşterek mimaride birleşmesidir. Geleceğin savaşını en fazla platforma sahip olan değil, sensörden karara uzanan zinciri en hızlı, en güvenli ve en dayanıklı kuran ordu kazanacaktır.

Kur’ân-ı Kerîm’in kısa fakat hafızalara kazınmış sûrelerinden biridir Fîl Sûresi. Ebrehe’nin ordusu Kâbe’yi yıkmak üzere ilerler. Gücüne, ordusuna ve fillerine güvenmektedir. Fakat hesabına katmadığı bir şey vardır: gökyüzü.

“Onların üzerine sürü sürü kuşlar gönderdi.” (Fîl Sûresi, 105/3)

Burada kutsal bir hadise ile modern bir silah sistemini dinî veya mahiyet bakımından özdeşleştirmekten söz etmiyorum. Fakat sûrenin insan zihninde bıraktığı çok güçlü bir stratejik tasvir vardır: Büyüklük her zaman üstünlük değildir. Küçük olan, doğru zamanda ve doğru yerden geldiğinde büyüğün hesabını bozabilir. Bazen savaşın kaderi yerdeki devasa kuvvetlerden önce gökyüzünde değişir.

Bugün gökyüzü yeniden savaşın en önemli cephelerinden biridir. Bu defa gökyüzünde ebabil kuşları değil; İHA’lar, SİHA’lar, FPV sistemleri, dolaşan mühimmatlar ve geleceğin otonom sürüleri vardır. Bu nedenle yaşanan dönüşümü mecazi bir ifadeyle “Ebabil­lerin dönüşü” olarak okuyabiliriz.

FİLLER DEĞİŞTİ, EBABİLLER DEĞİŞTİ; SAVAŞIN MANTIĞI DEĞİŞMEDİ

Yüzyıllar boyunca askerî güç büyük ölçüde kütle, ateş gücü ve platform üstünlüğüyle ölçüldü: daha büyük ordu, daha ağır tank, daha büyük savaş gemisi, daha pahalı uçak ve daha fazla mühimmat.

21’inci yüzyılın muharebe sahası bu denklemi değiştiriyor. Daha küçük, daha ucuz ve dağıtık insansız sistemler; pahalı platformların görevini zorlaştırabiliyor, onları sürekli gözetim altında tutabiliyor ve daha geniş bir ateş/karar ağının sensörü hâline gelebiliyor.

İHA’lar artık yalnız uçmuyor. Görüyor, dinliyor, veri topluyor, haberleşiyor, sensörlerden gelen bilgiyi birleştiriyor ve gerektiğinde başka bir sistemin etkisini mümkün kılıyor. İHA devrimini yalnızca “pilotsuz uçak” diye okumak bu nedenle eksik kalır.

İHA’NIN EN BÜYÜK SİLAHI BAZEN MÜHİMMATI DEĞİL, VERİSİDİR

Modern muharebe sahasında İHA, uçan bir sensör ve giderek muharebe ağının gökyüzündeki düğümü hâline gelmektedir. Elektro-optik/kızılötesi sistemler, radarlar, elektronik destek sensörleri, haberleşme röleleri ve yapay zekâ destekli işlem kabiliyetleri aynı platformda veya aynı ağ içinde birleşebilmektedir.

Asıl kırılma şudur: İHA’nın gördüğünü yalnız operatör değil, doğru mimari kurulmuşsa müşterek kuvvet görebilir. Savaşta görmek önemlidir; gördüğünü anlamlandırmak daha önemlidir. Anlamlandırdığını güvenli biçimde paylaşmak ve bunu düşmandan daha hızlı karara dönüştürmek ise muharebe üstünlüğünün temelidir.

SENSÖRDEN KARARA: YENİ REKABET ALANI

Bir İHA bir hareketlilik tespit ettiğinde süreç bitmez; asıl süreç o anda başlar. Veri ne kadar sürede işlenecek? Diğer sensörlerle karşılaştırılacak mı? Güvenilirliği değerlendirilecek mi? Müşterek Harekât Resmine aktarılabilecek mi? Komutanın önüne karar verilebilir bilgi olarak ne kadar sürede ulaşacak?

Yeni muharebe mantığı, “sensör-operatör-silah”........

© Stratejik Düşünce Enstitüsü