menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

70 Yıldır NATO’dan Darbe Yiyen Türkiye Son İşgal Girişimi 15 Temmuz’un 10. Yılında NATO’nun Patronu Olma Noktasına Geldi!

48 0
08.07.2026

Tarih, zaferlerin yanı sıra ihanetlerin de ders kitabıdır. 1952’de NATO’ya girişimiz, kâğıt üzerinde “ittifak” diye pazarlandı ama aslında Ankara’yı Washington ve Avrupa’nın hegemonyasına kurumsal bir teslimiyetti. O günden itibaren Türk ordusu ve siyaseti, “müttefik” kisvesiyle vesayet altına alındı. Derin devlet oyunları, dışarıdan yazılan senaryolarla içimize nakşedildi. 27 Mayıs 1960 darbesiyle başlayan o karanlık askeri darbeler silsilesi, tam da bu teslimiyetin meyvesiydi. Siyaseti ve orduyu formatladılar; Türkiye’yi ABD ve Avrupa’ya mahkûm ettiler. Bir daha doğrulmasın diye her on yılda bir yumruk vurdular.

NATO hiçbir zaman Türkiye’yi korumadı, her zaman düşman muamelesi yaptı

27 Mayıs’tan 12 Eylül’e, 28 Şubat postmodern darbesinden 27 Nisan e-muhtırasına, 70’li yılların sağ-sol çatışmalarından PKK terörünün fitilini ateşlemeye, Alevi-Sünni kavgası provokasyonlarından 15 Temmuz 2016 işgal teşebbüsüne kadar her darbe, her kaos, her kanlı senaryo aynı merkezden yönetildi: ABD/NATO.

Irak ve Suriye üzerinden kuşatma planları devreye sokuldu. PKK’yı, FETÖ’yü, her türlü taşeronu üzerimize saldılar. Ama unuttukları bir şey vardı: Bu topraklarda Kadim Türk Devlet Aklı yaşıyor! O Akıl, sabırla, basiretle, stratejiyle ve imanla direndi. Her hasım oyununun içinde kendi oyununu kurdu. Her tuzağın etrafından dolanıp, hasmının silahını kendine çevirdi. 15 Temmuz gecesi, o işbirlikçi hainlerin kullandığı F-16’lar Meclis’imizin üzerine bombalar yağdırırken, millet meydanlara indi. Tankların önüne yatan, kurşunlara göğsünü siper eden o muazzam irade, sadece bir işgali engellemekle kalmadı, asırlık bir vesayeti de yıktı. FETÖ/NATO unsurlarının yürüttüğü o kanlı işgal teşebbüsü, milletimizin azmiyle bozguna uğradı.

Bugün, 15 Temmuz’un 10. yılında gururla söylüyoruz ki o kuşatma duvarları bir bir yıkıldı. Suriye, artık Türkiye’nin kontrolü ve etkisi altında şekilleniyor. Katil Esad sonrası yeni Suriye, Ankara’nın stratejik hamleleriyle istikrara kavuşuyor, terör koridorları tasfiye ediliyor, Türk ordusunun ve diplomasisinin damgası her yerde. Irak’taki denklemler, Kafkasya’daki enerji hatları, Afrika’daki savunma anlaşmaları, Balkanlar’daki tarihi bağların canlanması… Hepsi, aynı büyük vizyonun parçaları. Türkiye, kendisine tezgâh kuranların oyuncağı olmaktan çıkıp, kendi oyununun kurucusu haline........

© Stratejik Düşünce Enstitüsü