Tarlada hasat var ama fiyatlar neden düşmüyor? : ‘Gıda enflasyonunda sorun maliyet değil, piyasadaki yapısal bozukluk’
Türkiye'de enflasyonda yavaşlama görülürken, gıda enflasyonu tüketicinin cebini zorlamaya devam ediyor. TÜİK'in Temmuz 2026 verilerine göre yıllık gıda enflasyonu yüzde 37,53'e yükselirken, TEPAV verileri de fiyat artış eğiliminin sürdüğünü ortaya koydu. Üretimin ve hasadın en yoğun olduğu yaz döneminde soğan, domates ve biber gibi temel tarım ürünlerindeki fiyat artışları dikkat çekerken, gözler yeniden tarım politikalarına çevrildi. Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü Emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Cengiz Çakır, Sputnik Türkiye'ye yaptığı değerlendirmede, fiyat artışlarının yalnızca üretim maliyetleriyle açıklanamayacağını belirterek, gıda enflasyonu, üretim planlaması, piyasa yapısı ve kamu politikalarına ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
'Tarımsal ürün fiyatlarını kısa vadede maliyetler belirlemez'
Prof. Dr. Cengiz Çakır’a göre kamuoyunda sıkça dile getirilen "artan maliyetler fiyatları yükseltiyor" yaklaşımı, tarım ekonomisinin işleyişini tam olarak yansıtmıyor. Tarımsal üretimde maliyetlerin ancak üretim tamamlandıktan sonra netleştiğini belirten Çakır, çiftçinin üretim kararını gelecek döneme ilişkin beklenen maliyet ve gelir hesabına göre verdiğini söyledi:
“Kısa erimde maliyetlerle tarımsal ürün fiyatları arasında bir ilişki yoktur. Ayrıca kesin maliyet ancak her şey tamamlandıktan sonra hesaplanabilir. O hesabın geçmişte kalmış üretime etkisi olamaz. Bir sonraki yılda üretilecek ürünlerin tahmini maliyeti ve tahmini geliri üzerinden ne yetiştirileceği kararlaştırılır. Ancak tarımsal girdi ve ürün piyasaları oligopol piyasalarıdır. Alıcılar örtülü veya açık olarak örgütlü iken satıcı durumundaki çiftçiler çok sayıda ve dağınıktır. AVM yöneticileri kendi aralarında rekabet değil işbirliği yapmaktadır. Sözleşmeli tarımda egemen taraf ürünü işleyendir.”
© AA / Yasin Baturhan ErginMeyve
© AA / Yasin Baturhan Ergin
‘Bazen zarar da etseniz üretimi sürdürmek akılcı olabilir’
Çiftçinin üretimden kolay kolay vazgeçemeyeceğini söyleyen Çakır, tarımsal üretimin yüksek "eylemsizlik momentine" sahip olduğunu vurgulayarak, zarar edilse bile üretimin sürdürülmesinin çoğu zaman ekonomik bir zorunluluk olduğunun altını çizdi:
“Tarımsal üretimin eylemsizlik momenti yüksektir. Denizdeki devasa bir geminin aniden durmasının mümkün olmadığı gibi tarımsal faaliyeti de birden sonlandıramazsınız. Bazen zarar da etseniz üretimi sürdürmek akılcı olabilir. Üretim yapmasanız da sabit masrafları karşılamak, borçlarınızı ödemek, ailenizi geçindirmek, saygınlığınızı korumak için üretmek gerekir. Çiftçilerde gelecek yılın daha iyi olacağı umudu hep vardır.”
'Kış aylarında arz sorunu değil, spekülasyon riski öne çıkıyor'
Sonbahar ve kış dönemine ilişkin........
