ABD-İran mutabakatı bölgede yeni dönemin kapısını aralıyor: 'Asıl hesaplaşma bir sonraki raunda ertelenmiş olabilir'
ABD ile İran arasında varıldığı açıklanan mutabakat zaptı, Ortadoğu'da tansiyonu düşürürken anlaşmanın kalıcılığına ilişkin soru işaretleri sürüyor. Dış Politika Uzmanı Haydar Oruç'a göre süreçte en dikkat çekici unsur, İran'ın balistik füze programı ve bölgesel vekil güçlerinin anlaşma kapsamı dışında kalması. Hürmüz Boğazı, yaptırımların kaldırılması, nükleer müzakereler ve İsrail'in olası hamleleri ise anlaşmanın geleceğini belirleyecek temel başlıklar olarak öne çıkıyor.
‘Anlaşma içeriğinde ABD’nin dikte ettiği hususlardan ziyade İran’ın dayattığı hususlardan müteşekkil olduğu görülmekte’
ABD Başkanı Donald Trump'ın duyurduğu ve taraflar arasında imzalandığı belirtilen mutabakat zaptı, uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Ortadoğu Uzmanı Haydar Oruç, Sputnik Türkiye’ye yaptığı değerlendirmede anlaşmanın tam metni resmi olarak açıklanmadığı için kamuoyuna yansıyan maddelerin doğruluğunun henüz teyit edilmediğinin altını çizdi.
Oruç’un değerlendirmelerine göre, kamuoyuna sızan 14 maddelik çerçeve incelendiğinde ortaya çıkan tablo, ABD’nin taleplerinden çok Tahran'ın önceliklerini yansıtan bir görüntü veriyor. Özellikle savaşın sona erdirilmesi ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması gibi acil konular dışında kalan başlıkların 60 günlük müzakere sürecine bırakılması dikkat çekiyor:
“Yayınlanan 14 maddelik içeriğe baktığımızda; genel çerçevenin ABD’nin arzu ettiği veya dikte ettiği hususlardan ziyade İran’ın dayattığı hususlar ve kerhen kabul ettiği hususlardan müteşekkil olduğu görülmektedir. Zaten tüm cephelerde savaşın sona erdirilmesi ve Hürmüz Boğazı’nın açılması gibi ivedi olarak hayata geçirilmesi gereken hususlar dışında kalan nükleer program ve zenginleştirilmiş uranyumun akıbetinin ne olacağına yönelik konuların 60 günlük müzakere sürecinde ele alınacağı ve nihai anlaşma ile karara bağlanacağı göz önünde bulundurulunca, mutabakat zaptında yer alan diğer hususlara iki tarafın da fazla itiraz etmediği görülmektedir.”
‘İran'ın en büyük kazanımı füze programının masada olmaması’
Ortadoğu Uzmanı Haydar Oruç’a göre anlaşmanın en dikkat çekici yönlerinden biri ise İran'ın balistik füze programı ile bölgesel vekil güçlerine ilişkin herhangi bir maddenin yer almaması oldu:
“Bu mutabakattaki en çarpıcı husus, ne İran’ın balistik füze programına ne de vekil güçlere yönelik herhangi bir atıf yapılmamış olmasıdır. Zira savaşın başladığı 28 Şubat tarihinde hem ABD hem de İsrail’in savaşı başlatma gerekçeleri arasında İran’ın nükleer programı ile birlikte balistik füze programı ve vekil aktörlere verilen desteğin kesilmesi de bulunmaktaydı. Dolayısıyla gelinen noktada bu hususların müzakere konusu olmaktan çıkmasını İran’ın başarı hanesine yazmak yanlış........© Sputnik Türkiye
