Mali disiplin sıra emekliye gelince mi işliyor?
Dar gelirlinin bütçesine küçük de olsa katkı yapacak bir düzenleme söz konusu olduğunda iktidar hemen bütçe imkanları ve mali disiplini gündeme getiriyor.
Türkiye’de mali disiplin, sırtımızdaki vergi yükünün her geçen gün artırılması; dar gelirlinin, bordrolunun, emeklinin porsiyonlarının küçültülmesinde bahane olarak kullanılıyor.
Mali disiplin denilen şey, özünde bütçenin, yani bizim vergilerimizin çarçur edilmemesidir. Harcamalarda etkinlik, verimlilik ve şeffaflık sağlanmasıdır. Hazine’nin, borcunu yönetilebilir tutmasıdır. Ama bu iş sadece bir muhasebe hesabı değildir; bir tercihtir. Gerçek mali disiplin, kamuda lüksü kesmekle, verimsiz harcamayı durdurmakla ve vergi adaletiyle olur.
Mali disipline kurban edilen bayram ikramiyesi
Mali disiplin, bütçe imkanları ya da imkansızlıkları en düşük emekli maaşı düzenlemesi sırasında akla geliyor. Açlık sınırının 33 bin liraya dayandığı bir ekonomide, emeklinin en düşük emekli maaşı olan 20 bin liraya mahkum edilmesi sırasında ‘bütçe imkanlarını zorlayarak ancak bu kadar yapabildik’ deniliyor. Özetle, mali disiplin, kuşa dönmüş emekli maaşını, bayram ikramiyesini artırmamanın bahanesi olarak kullanılıyor.
Bayram ikramiyesi 2018 yılında ilk kez uygulanmaya başladığında, 1.000 liralık ikramiye ödemesi emekli için hatırı sayılır bir rakamdı. Uygulanan yanlış ekonomi politikaları ile şahlanan enflasyon nedeniyle zaman içinde kuşa döndü. Hal böyle iken 2026 yılında zam da yapılmadı ve geçen yıl olduğu gibi bu yıl da 4 bin lirada kaldı. Şimdi bayram ikramiyesinin kuşa döndüğünü basit birkaç veriyle ortaya koyalım:
- 2018 yılında net asgari ücret 1.603 TL idi. Bin liralık ikramiye, asgari ücretin tam b.4’üne denk geliyordu. 2026........
